Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/4475 E. 2017/7353 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4475
KARAR NO : 2017/7353
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.07.2000 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, asgari ücret ve harcırah sosyal yardımlarından yararlanarak çalıştığını, son yıla ait yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, her ay yemek kartına yüklenmek üzere 200,00 TL’sinin rızası dışında ücretinden kesildiğini, bunun da dört aydır kartına yüklenmediğini, 27.02.2013 tarihinde iş akdinin haklı bir neden olmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ücret, yemek ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davaya bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve tatil alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma ve tatillerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma ve tatil alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı ve tatil çalışmalarını yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ve tatil ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma ve tatil çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davalı işveren tarafından sunulan ücret bordrolarının suretleri ile bankaya yapılan ödemelerin uyumlu olduğu gerekçesiyle bordrolara itibar edilerek tahakkuk bulunan ayların fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretleri hesabında dışlandığı anlaşılmaktadır. Ancak, davacının ücret bordrolarındaki imzaları inkar ederek bordroların asıllarının sunulmasını istediği, Mahkemece davalıya süre verilmesine rağmen bordro asıllarının sunulmadığı görülmüştür. Diğer taraftan davalı tarafından bankaya yapılan ödemelerde ödenen miktarın ne kadarının ücret, fazla mesai ve tatil alacağı olduğu da belirtilmemiştir. Kaldı ki, bankaya yapılan ödemelerin bir kısmın dönem asgari ücretin altında, bir kısmının ise asgari ücret seviyesinde veya bir miktar üstünde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ücret bordrolarında fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti olarak tahakkuk ettirilen tutarların banka kayıtları ile uyumlu olup olmadığı değerlendirildikten sonra, imzası inkar edilen bordro asılları sunulmadığından sadece bankaya yapılan fazla mesai ödemelerinin hesaplama sırasında mahsup edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dışlama yoluna gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.