YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17744
KARAR NO : 2017/3238
KARAR TARİHİ : 19.04.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.10.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi … 12.03.1973 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazlarda … kendine ait paydan ve velayeti altındaki kızı… miras yolu ile intikal eden paydan 255 dönüm yeri satın aldığını, satın alındığı tarihten beri zilyetliklerinin devam ettiğini, satıcılar … ve … vefat ettiğini ve davalı mirasçıların bu yerdeki hisseleri diğer davalı …’ye muvazaalı olarak sattığını belirterek dava konusu taşınmazlarda murisin satın aldığı payın davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, BK’nun 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımının dolduğunu, taşınmazları davalı …’nin kullandığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların zilyetliğinin davacı tarafta olmadığı, bu nedenle davanın BK.nun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 05.10.2011 tarih, 2011/11062 Esas, 2011/11568 Karar sayılı ilamıyla; ” Satışa konu olan taşınmazların satın alan … teslim edildiği ve onlar tarafından ve mirasçıları tarafından kullanıldığı, alıcı Mahmut’un ve Şükrü’nün ölene kadar kullandığı, dosya içeriğinden davacı ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Taşınmaz satın alanlara teslim edildiği anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değildir. Mahkemece işin esası incelenerek, sonucu doğrultusunda karar kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamıştır” gerekçesiyle bozulmuştur.
Davalılar vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizin, 26.09.2012 tarih, 2012/10397 Esas, 2012/11013 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne; … İli … İlçesi … Köyü 33, 34, 35, 36 parsel nolu taşınmazların tapu kaydının İPTALİ ile … Sulh Hukuk Mahkemesinin 25/02/2008 tarih ve 2008/105 Esas 2008/102 Karar Sayılı veraset ilamındaki miras paylarına göre davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Bu durum, satışı vaat edilen taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması veya 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi hükmüne aykırı şekilde taşınmaz satışı vaat edilmesi ya da vaade konu taşınmazın bir başka mahkemede mülkiyet uyuşmazlığına konu olması halinde de geçerlidir.
Somut olayda; Dava konusu 33, 34, 35 ve 36 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin halen itirazlı olduğu, kapatılan … Kadastro Mahkemesi’nin 1976/29 Esas sayılı dosyasının, … Kadastro Mahkemesi’ne devri ile … Kadastro Mahkemesi’nin 2013/69 Esasına kaydedildiği ve dava konusu taşınmazlara ilişkin davanın derdest olup kadastro tespiti kesinleşmediğinden dava konusu parsellerin maliklerinin belli olmadığı anlaşılmakla … Kadastro Mahkemesinin anılan dava dosyasının sonuçlanmasının beklenilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.