Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/10213 E. 2017/9402 K. 30.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10213
KARAR NO : 2017/9402
KARAR TARİHİ : 30.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili;müvekkilinin diğer kanuni alacakları ile birlikte 2013 yılı Ocak ayı maaşını ve Şubat maaşını ödemediğini, müvekkilinin davalı işverene hitaben …49. Noterliğinin 06.03.2013 tarih ve 01720 yevmiye numaralı ihtarname keşide ederek maaş ve diğer kanuni alacaklarının ödenmemesi sebebiyle İş Kanununun 24/2-e maddesi uyarınca iş akdini haklı sebeple feshettiğini bildirdiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmayınca 01.04.2013 tarihinde maaş alacakları için istanbul 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/9755 E.sayılı dosyası ile kıdem tazminatı alacağı için ise İstanbul 1. İcra 2013/9756 E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,maaş alacakları için başlatılan icra takibine işverence kısmi ödeme yapılarak bakiye kalan kısmına itiraz edildiği ve kıdem tazminatı alacağına ilişkin dosyanın tamamına itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın iptali ve takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdini haklı sebeble fesih ettiği iddasının doğru olmadığını, ayrıca davacının fesih hakkınıda süresinde kullanmadığını, davanın süre aşımı nedeniyle de reddi gerektiğini savunarak ihbar tazminatı talep haklarının saklı tutarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı … Yayıncılık Dağıtım Paz ve Dış. Tic. A.Ş. bünyesinde 16/06/2004- 06/03/2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının karşılığında hakettiği kıdem tazminatı ve ücret alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devam etmesi gerektiği ile alacağın varlığı yargılama esnasında belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe :
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-İşçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılmış olan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında yargılama ve icra inkâr tazminatına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Genel haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takiplerinde, borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkânlarından biri 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 inci maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır. İcra takibinde yer alan ve borçlu tarafından itiraza uğrayan kısım davanın konusunu oluşturur. Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz edilmesi durumunda da itirazın iptali davası açılabilir.
İcra İflas Kanununun 68 ve 68 (a) maddelerinde sözü edilen belgelerden birine sahip olmayan alacaklı, itirazın giderilmesini sağlayabilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir.
Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itiraz geçerli değilse alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukukî yarar yoktur.
İtirazın iptali davası süreye tabidir. Alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde davayı açabilir.
İcra takibi konusu alacak davası iş mahkemesinin görevine girmekte ise, itirazın iptali davası da iş mahkemesinde açılır (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, İstanbul Kasım 2004, s. 223.). Buna göre davada 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 7 nci maddesi uyarınca sözlü yargılama usulü uygulanır.
İtirazın iptali davasında, işçilik alacaklarıyla ilgili olarak tahsil hükmü kurulması mümkün olmaz. Yargılama sonunda icra takibine itirazın kısmen ya da tamamen iptali ile takibin devamına ya da davanın reddine dair karar verilmelidir.
İtirazın iptali davasında dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması mümkün olup, arttırılan kısım yönünden tahsil davası olarak hüküm kurulmalıdır. Davaya konu miktarın ıslah yoluyla arttırılması itirazın iptali davasının niteliğini değiştirmez ve tamamını tahsil davasına dönüştürmez.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 Yasanın 8 inci ve 28 inci maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay HGK. 4.3.2009 gün 2009/ 9-57 E, 2009/ 110 K).
Borçlu belirli bir alacak için yapılan icra takibinde borcun bir kısmına itiraz etmek istediğinde, itiraz ettiği kısmı açıkça göstermek zorundadır. Borçlu buna uymaz ve borcun tamamına itiraz ederse, itirazın iptali davası sonucunda borçlu olduğu miktar bakımından icra inkâr tazminatı ödemekle yükümlüdür (Yargıtay 9.HD. 4.4.2008 gün 2007/14360 E, 2008/7511 K.).
Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir.
Bir alacağın likit olması ile yargılamayı gerektirmesi ayrı şeylerdir.Alacak likit olsa bile yargılamayı gerektirebilir. İcra inkar tazminatı alacağın likit olup olmamasına bağlıdır.
Dosya içeriğine göre; davacının kıdem süresi ve ücreti uyuşmazlık konusu değildir. Hesabın unsurları belli olduğundan icra inkar tazminatının kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalıdır bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.