Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/1735 E. 2017/5176 K. 15.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1735
KARAR NO : 2017/5176
KARAR TARİHİ : 15.06.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1,62,50/1-a,52. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Ceza Muhakemesi Kanununun 230/2. maddesinde aynı Kanunun 223. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının delilleri ile birlikte gösterilmesi gerektiği, 232/6. maddesinde ise mahkeme tarafından verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. İncelenen dosya kapsamına göre; somut olayda, iddia, savunma ve kabul ile kabulü sağlayan delillerin gösterilmemesi, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan yapılan yargılamada, sanığın hangi eyleminin ne şekilde taksirle öldürme suçunu oluşturduğu hususunun açıklanmaması suretiyle gerekçesiz hüküm tesisi; yine Dairemiz’in 17.10.2014 tarihli bozma ilamında belirtilmesine ve bozmaya uyulmasına karar verilmesine rağmen, tefrik edilen dosyadan olay tutanakları, otopsi raporları ile soruşturma ve kovuşturma evraklarının tamamının onaylı örneklerinin getirtilmemesi;
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına hükümde yer verilmemesi, infazı kısıtlar şekilde taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline karar verilmesi, yine sanığa hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesinin ”TCK’nın 52/4.” maddesi yerine ”52/2. maddesi” olarak gösterilmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA; 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.