Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/1459 E. 2017/5486 K. 21.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1459
KARAR NO : 2017/5486
KARAR TARİHİ : 21.06.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm :Beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-) Müşteki ve katılanlar vekilinin, müşteki … vekili sıfatıyla yaptığı temyiz itirazının incelenmesinde;
Müşteki …’ın yargılama aşamasında sanık hakkında şikayetçi olmasına rağmen davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşıldığından, müşteki vekilinin kararı temyiz hakkı bulunmadığından, vekilinin müşteki yönünden temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. ve 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-) Müşteki ve katılanlar vekilinin, katılanlar vekili sıfatıyla yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Olay günü saat 15.00 sıralarında, müşteki …’ın idaresinde bulunan ve içerisinde katılanların yolcu olarak bulunduğu otomobil ile Gümüşhane – Trabzon karayolunda seyri sırasında, olay mahalli taş ocağı bölgesinden geçerken, taş blokların düşmesi neticesinde, müşteki ve katılanların yaralandığı olayda, soruşturma aşamasında düzenlenen 22/10/2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda şantiye sorumlusu sanığın beraatine karar verilmiş ise, sanığın, soruşturma aşamasındaki ifadesinden farklı olarak, duruşmadaki savunmasında “olay günü yalnızca bir patlatma yapan cihaz çalışıyordu, o da olay yerine 100-150 metre uzakta idi ” şeklinde beyanda bulunduğu, kusurun belirlenmesine ilişkin tereddütlerin giderilmesi ile mahkeme safahatında ileri sürülen delillerin de değerlendirilmesi amacıyla olay bakımından uzmanlıkları bulunan bir maden mühendisi, bir jeoloji mühendisi ve bir bomba uzmanından oluşan bilirkişi heyet raporu alınarak, kopan kaya parçalarının, taş ocağında gerçekleştirilen patlama sebebiyle mi yoksa heyalan sebebiyle mi düştüğünün tespitine çalışılarak neticesine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Katılan … hakkında alınan 27/06/2014 tarihli geçici doktor raporuna göre “katılanın servikal grafisinde 6. servikalde fraktür şüphesi olup ileri tetkik için Merkez Devlet hastanesine sevkine” karar verildiği ancak katılanın ileri tetkik için sevk edildiği hastane evraklarının dosyaya eklenmediği anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evraklarının dosyaya getirilerek kati raporunun temini sonrasında sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.