Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5149 E. 2014/13933 K. 17.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5149
KARAR NO : 2014/13933
KARAR TARİHİ : 17.09.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 tarih ve 2010/389-2012/667 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … San.ve Tic. Ltd.Şti’nin %30 hissesine sahip ortağı olduğunu, davalı …’ın şirketin eski ortağı ve davalı …’ın ise şirket hisselerini …’tan devralarak, ortak olduğunu; davalı …’ın ortak ve müdür olduğu dönemde sermaye payını ödemediğini, şirket bilançosunda hileli muhasebe işlemleri yaptığını, müvekkilini darp ettiğini, şirketin kiracısı olduğu mülkün kiralarını ödemediğini, aralarında cezai soruşturmaların yapıldığını, şirket müdürü olan …’ın şirket ile ilgili işlemlerden bilgi vermediğini, şirketin kira borcunun ödenmediğini, fiilen faaliyette bulunmadığını belirterek, şirketin haklı nedenle feshine ve davalılardan şahsi sorumluluklar nedeniyle 10.000 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davalı şirketteki hissesini 24/03/2010 tarihinde devrettiğini, şirketin hali hazırda ortağı olmadığını, tasfiyeye yönelik konunun müvekkilinin dışında olduğunu, davacının iddialarının TTK 556 yollaması ile TTK 309 maddesi kapsamında bulunduğunu, bu istemin zamanaşımına uğradığını, yine bu şekilde tazminat talep hakkının ancak şirkete tanınmış bir hak olduğunu, davacının dava hakkının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar; davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin fiilen faaliyetinin son bulduğu, bu nedenle davacı tarafça feshinin istenilmesinde haklı neden bulunduğu gerekçesiyle, fesih ve tasfiyeye ilişkin davacı taraf talebinin kabulüne, davacı taraf zarara uğradığından bahisle tazminat isteminde bulunmuş ise de, yapılan bilirkişi incelemesi kapsamında davacının doğrudan bir zararının tespit olunamadığı, kira alacağına ilişkin talebinin bu yargılama dışında kaldığı, şirketin yönetimi ile ilgili şirketin uğradığı zararların şirket tarafından; ancak alınacak karar doğrultusunda talep edilebileceği, yargılama sürecinde davacının zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.