Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7319 E. 2014/13968 K. 17.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7319
KARAR NO : 2014/13968
KARAR TARİHİ : 17.09.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/01/2014 tarih ve 2013/290-2014/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirket tarafından … 7. Noterliğince gönderilen ihtarnamesi ile geçmişe yönelik kira bedelinin istenilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu, şirket hissedarı ortakların mirastan gelen parası ile binanın yapıldığını, ayrıca yönetim kurulunda karar alan yönetim kurulu üyelerinin 65 yaşın üstünde oldukları bu nedenle sağlık kurulu raporlarının noterlikçe işlem yapılmadan önce istenilmesi gerekmesine rağmen istenilmediğini, yönetim kurulunda alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye, emredici hukuk kurallarına, şahsiyet haklarına aykırı olduğunu ileri sürerek 31.05.2010 tarihinde alınan şirket yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın haksız kötü niyetli ve müvekkili şirkete zarar vermek amacıyla açıldığını, yönetim kurulu kararının iptali davasını açmakta davacıların hukuki menfaatinin olmadığını, davacılar ve diğer hissedarların ortak gider katılım bedeli ödemediklerini, binanın yıprandığını, onarımı için yönetim kararının alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların da katılımıyla şirket kurulmadan önce düzenlenen protokolde davacıların sadece bina ve bahçenin ortak giderlerine katılacağı düzenlenmiş olup, davacılardan kira, kullanım bedeli ve benzeri nam ad altında herhangi bir ücret alınacağının kararlaştırılmadığı, aksine davacıların sadece protokolde yazılı mükellefiyetler karşılığında konutlarında ikamet edebileceklerinin öngörüldüğü, davacıların sözleşmeden kaynaklanan bu hakkının şirket tarafından alınacak bir yönetim kurulu kararı ile ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı ve bu yönetim kurulu kararının davacıların şahsi haklarını ilgilendirdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirket yönetim kurulunun almış olduğu 31.05.2010 tarihli kararın yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.