Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/3093 E. 2017/5375 K. 19.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3093
KARAR NO : 2017/5375
KARAR TARİHİ : 19.06.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 1.945, 80 -TL maddi,1.900,00-TL manevi tazminatın davalı hazineden
alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, “Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” yerine “Haksız Tutuklama Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat”, “dava” yerine “suç ibarelerine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun olarak katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunduğu dikkate alındığında tebliğnamedeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,
2- Diyarbakır Yerel Gündem 21 Kent Konseyi’nin 11.11.2014 tarih ve 1661/2014 sayılı yazısında resmi olarak çalıştığı belirtilen davacının gözaltında kaldığı 12.02.2014–13.02.2014 tarihleri ile tutuklu kaldığı 13.02.2014–22.04.2014 tarihleri arasında çalışıp çalışmadığının ve ilgili döneme ilişkin herhangi bir ücret ödemesi yapılıp yapılmadığının ilgili iş yerinden sorulup, davacı ile ilgili olarak 2014 yılına ait ücret bordroları ve SGK hizmet dökümleri de dosya içine alınıp ilgili hususlar tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilip gerektiğinde bu hususta bilirkişi raporu da alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.