Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/4131 E. 2017/5740 K. 03.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4131
KARAR NO : 2017/5740
KARAR TARİHİ : 03.04.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 03.05.2010-29.07.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş akdinin haklı bir neden olmaksızın işverence feshedildiğini ve hak ettiği tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının büküm operatörü olarak çalıştığını, işlerin durgun olması nedeniyle tüm çalışanlara iki gün ücretli izin verildiğini, izin bitimi davacının işbaşı yapmadığını, bilahare iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini, tazminata hak kazanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı tarafından davacıya ve işyeri çalışanlarına 09.07.2013-10.07.2013 tarihleri arasında 2 gün ücretli izin verildiği, izin bitimi diğer işçilerin işbaşı yaptığı halde davacının işbaşı yapmadığı gibi devamı olan 11.12.13/07/2013 tarihlerinde de devamsızlık yaptığı ve tutanak düzenlendiği savunulduğu ancak davalı vekilinin 25.11.2014 havale tarihli dilekçesi ve ekindeki belgelerden 09.07.2013-10.07.2013 tarihleri arasında diğer işyeri çalışanlarına herhangi bir izin verilmediğinin anlaşıldığı ve bu iki günde davacıya ücretli izin verildiğine dair davacının imzasını taşıyan belge de bulunmadığı, işverenin çelişkili işlemlerine itibar edilmeyeceği, davalı tanıklarının da halen davalı işyerinde çalışan kişiler olduğu ancak beyanlarının işyeri kayıtlarıyla da uyuşmadığı, devamsızlık tutanakları da olağan çalışma hayatına uygun bulunmadığı, zira işverence işçi çıkarıldıktan sonra tek taraflı olarak her daim işyerinde çalışan diğer işçilerce düzenlenebilecek belgeler niteliğinde olduğu ve davacı tarafından yapılan feshin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Öncelikle davacının 17/07/2013 tarihinde Türkiye İş Kurumuna yaptığı başvurudan iş akdinin 09/07/2013 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemenin fesih tarihinin 25/08/2013 olarak kabulü hatalıdır. Bu fesih tarihine göre, davalı işveren tarafından tutulan devamsızlık tutanakları ve devamsızlık nedeniyle işveren feshinin sonuca etkisi yoktur.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı işyerinde çalıştığı büküm bölümünden dokuma bölümüne geçmeyi kabul etmediği için iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmiştir.
4857 Sayılı Kanun’un 22. Maddesinde; “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu madde uyarınca işçi değişikliği kabul etmezse, işçinin açıkça fesih beyanı olmadığı müddetçe fesih riski işverendedir. Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacının büklüm bölümünden dokuma bölümüne geçirilmesinin iş şartlarında esaslı değişiklik olup olmadığının tespiti gerekir. Bu bağlamda, gerekirse işyerinde keşif yapılmak suretiyle, bilirkişi aracılığı ile davacının daha önce yaptığı iş ile görevlendirildiği iş arasında karşılaştırma yapılmalı ve çalışma koşullarında esaslı tarzda bir değişiklik olup olmadığı saptanmalı, değişikliğin iş akdinin esaslı niteliklerinde değişiklik olduğu anlaşıldığı takdirde, bu değişiklik 22. Maddeye uygun yapılmadığı için davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin bu gerekçeyle kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle ve eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.