Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/21112 E. 2017/3000 K. 21.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21112
KARAR NO : 2017/3000
KARAR TARİHİ : 21.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen reddine kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vergi idaresi vekili, davalı borçlular … ve … hakkında 6183 sayılı Yasa uyarınca takip yapıldığını, takibi semeresiz bırakmak için ve alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla davalı …’in adına kayıtlı taşınmazı diğer davalı …’e onun da diğer davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, aciz belgesinin sunulmadığını satışın mal kaçırma amacı ile yapılmadığını taşınmazda hissedar olduğu için satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, taşınmazı emlakçı vasıtası ile uzun pazarlıklar sonucu aldığını paraya ihtiyacı olunca sattığını belirtmiştir.
Davalı …, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davalı …’in kötü niyetinin ispatlanmadığından hakkındaki davanın reddine, davalı…’in davalı borçluları tanıdığı ve birlikte hareket ettiklerinden bahisle davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin anılan davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Anılan yasanın 25.maddesinde borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişi, borçludan aldığı malı üçüncü bir kişiye devrederse, alacaklı kötü niyetli dördüncü kişi veya mirasçıları hakkında da iptal davası açılabilir.
Somut olayda,yargılama devam ederken borçlu … ölmüştür. HMK’nun 50 maddesine göre davada taraf ehliyetine sahip olabilmek için, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmak gerekir. Yine anılan yasanın 55.maddesine göre yargılama sırasında taraflardan birinin ölümü halinde mirascılar mirası kabul veya red etmiş ise bu hususta kanunda belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Gecikmesinde sakınca bulunun hallerde davayı takip için kayyım atanır. Öte yandan taraf teşekkülünün sağlanması mahkemenin resen ele alması gereken konulardandır.
Bu durumda, mahkemece ölü davalı … mirasçılarının davaya dahili için davacıya süre verilmeli, mirasçıların mirası reddi halinde ise konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi ve mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesinin sağlanması, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunmalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’a geri verilmesine 21/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.