YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2716
KARAR NO : 2017/2870
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı …Ş. vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü, trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu yolcu otobüsünün yaptığı kazada, araç içinde yolcu olarak bulunan davacıların eşi/annesi ….’in öldüğünü, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının, davalı … dışındaki davalılardan; davacı eş … için 40.000,00 TL. ve diğer davacılar için 20.000,00’er TL’den toplam 140.000,00 TL. manevi tazminatın ise davalı … dışındaki davalılardan reeskont faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini talep etmiş; 06.04.2015 tarihli artırım dilekçesiyle, toplam maddi tazminat taleplerini 72.810,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … AŞ vekili, poliçe limitiyle sınırlı olarak ve sigortalının kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, davalı tarafa ait araç için yaptıkları artan mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında, manevi tazminat için teminat limitlerinin 250.000,00 TL. ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazada ölenlerin yakınları ve yaralananların açtığı davalarda verilip, icra takibine konu edilen manevi tazminatlar karşılığı olarak 175.803,00 TL. ödeme yaptıklarını, bakiye limitlerinin 74.197,00 TL. olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Triko Konf. Ot.İşl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, sürücüleri olan diğer davalıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini, ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, poliçe limitiyle sınırlı olarak ve sigortalının kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, davacıların zararı ve kusuru ispat etmesi gerektiğini, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacı …, …, … ve…’in destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin, desteklik şartları oluşmadığından reddine; davacı … ve Ayşe için toplam 72.810,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının reeskont faiziyle birlikte tüm davalılardan tahsiline; davacı … için 30.000,00 TL. ve diğer davacılar için 20.000,00’er TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı … dışındaki davalılardan tahsiline; maddi ve manevi tazminatlara, davalı … şirketleri yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden faiz işletilmesine ve sigorta şirketlerinin poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı …Ş. vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle, davacılar murisinin yolcu olarak bulunduğu, davalı tarafa ait aracın, ticari amaçlı yolcu taşımacılığında kullanılan araç olması nedeniyle, tazminata ticari faiz uygulanmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı … AŞ vekilinin aşağıdaki (3 ve 4 nolu) bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu, davacılar murisinin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı …nin, davacılar murisinin yolcusu olduğu otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu hususu çekişmesizdir. Davalı … şirketi, davacıların zararından öncelikle otobüsün zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortacısının sorumlu olduğunu iddia etmiş; mahkemece, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan, davalı …, davacıların maddi zararlarından sorumlu tutulmuştur.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun “Sorumluluk ve Sigorta” başlıklı bölümünde düzenlenmiş olup; Kanunun 17. maddesinde “Şehirlerarası ve Uluslararası yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyanın zarara uğramasından dolayı sorumludurlar” düzenlemesi yapıldıktan sonra, 18. maddesinde “Taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun’un 17. maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar” düzenlemesine yer verilmiştir.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminat Ödemesinde Öncelikli Sigorta” başlığını taşıyan B.8. maddesinde ise; “Meydana gelen zarar, öncelikle bu sigortadan karşılanır. Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur” denilmektedir. Buna göre taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edilmiştir.
Somut olayda; davacılar murisi, yolcu otobüsünde yolcu olarak taşınmakta iken davaya konu kaza meydana gelmiştir. Kaza yapan aracın taşımacılık mali sorumluluk sigortacısının dava dışı Zurich Sigorta olduğu, davalı araç malikinin dosyaya sunduğu belgelerden anlaşılmaktadır. Davalı …
Sigorta A.Ş. ise, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Kaza tarihi itibariyle bedeni zararlarda taşımacılık mali sorumluluk sigortasının, kişi başına limiti 175.000,00 TL. olup, mahkemece davacı … ve …. için toplam 72.810,00 TL. maddi tazminata hükmedilmiştir.
Yukarıda izah edilen sıralı sorumluluk esasına göre, davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısına, ancak taşımacılık mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceği, başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğunun doğmayacağı gözetilerek; kazayı yapan aracın, kaza tarihi itibariyle geçerli bir taşımacılık mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığının araştırılması, bu poliçenin mevcudiyetine göre de davalı …’nın, maddi zarara ilişkin sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, davacı … ve…. için hesaplanan toplam 72.810,00 TL. maddi tazminattan, davalı … da diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulmuştur. Yukarıdaki bentte ifade olunan, sıralı sorumluluk ilkesi ile davacılar için hesaplanan toplam maddi tazminat miktarı gözetildiğinde, davaya konu kazayı yapan otobüsün ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalı … AŞ’nin maddi zarardan sorumlu olmadığı açıktır. Kaldı ki, davacılar vekili de maddi tazminat istemini, davalı … AŞ dışındaki davalılara yöneltmiştir.
Bu durum karşısında, sıralı sorumluluk ilkesi ve HMK’nun 26/1. maddesinde düzenlenen, hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğuna ilişkin ilke gereği, davalı … AŞ’nin maddi tazminattan sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
4-Davacılar vekili, davaya konu kazada murislerini kaybeden davacılar için, manevi tazminat isteminde de bulunmuş; mahkemece, istemin kısmen kabulü ile kararda yazılı miktarlarda manevi tazminata hükmedilerek, bu tazminatlardan, aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan … Sigorta AŞ’nin de sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Davalı … AŞ tarafından düzenlenen ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi incelendiğinde, sigortalanan aracın sebep olacağı kaza nedeniyle, tüm zarar görenler için toplam 250.000,00 TL. limitle sınırlı olarak, davalının manevi tazminat sorumluluğunu üstlendiği görülmektedir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ve mahkemece dosyaya kazandırılan belgelere göre; aynı kazada zarar görenler tarafından açılan davalar ve yapılan icra takipleri nedeniyle, davalı … AŞ’nin manevi tazminat ödemesi yaptığı, manevi tazminat istemine ilişkin olarak derdest davaların bulunduğu açıktır. Bu durum karşısında, davalının poliçe ile üstlendiği toplam manevi tazminat teminat limitinden, daha önce mahkeme kararı üzerine ödenen bedellerin düşülmesi, devam eden dava dosyalarındaki talepler de göz önünde bulundurularak, davalı sigortacının manevi tazminattan bakiye teminat limitiyle sınırlı biçimde sorumluluğuna karar verilmesi, hükmün infazında tereddüt uyandırmayacak ve açık olması gerektiğine ilişkin 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereği de davalının sorumlu tutulduğu manevi tazminat kısmının kararda açıkça gösterilmesi gerekirken; davalının manevi tazminatların tamamından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …Ş. vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; hükmün, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …Ş. yararına; (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı …Ş. yararına BOZULMASINA;
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … AŞ ve Groupama Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 20/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.