Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/14132 E. 2017/5683 K. 18.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14132
KARAR NO : 2017/5683
KARAR TARİHİ : 18.04.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı 3. kişi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.4.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av…… ve karşı taraftan davalı … vekili Avuka…. geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait iş yerinde müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini, yapılan haciz işleminin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu müvekkilinin borçla ve borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının borçlunun eski çalışanı olduğu, davacının yanından 30/03/2013 tarihinde ayrılmasına rağmen, bu tarihten 7 gün önce haciz mahallinde faaliyete başladığı, borçlunun haciz mahallinde bulunduğu ve haczedilen malların kendisine ait olduğunu açıkça beyan ettiği, davacı ve borçlunun kardeş olup aynı iş kolunda çalıştıkları da gözönünde tutulduğunda alacaklının zararına muvazaalı işlemler yaptıklarının kabulü gerektiği bu durumun ise yasalar tarafından korunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de, toplanan deliller, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve beyanlarında, yapılan haczin danışıklı olduğunu, alacaklının borçludan herhangi bir alacağı olmamasına rağmen danışıklı şekilde kıymetli evrak tanzim ederek takibe giriştiğini, tarafların kardeş olduklarını, borçlu ile alacaklının birlikte çalıştıklarını hatta borçlunun tebligat adresi de olan evin alacaklıya ait olduğunu iddia etmiş, Mahkemece bu iddialarla ilgili olarak araştırma yapılmamıştır. Bu sebeple; öncelikle davalı alacaklı ve davalı borçlunun aynı adreste oturup oturmadıklarının tespiti amacıyla Adres Kayıt Sistemi üzerinde ve kolluk marifetiyle araştırma yapılması, ayrıca Vergi Dairesinden gelen müzekkere yanıtına göre davalı borçlunun haciz adresinde faal olmadığı görüldüğünden borçlunun fiilen hangi adreste ticari faaliyet yürüttüğünün de yine kolluk aracılığıyla araştırılması, mümkünse davalılara borcun hangi ticari ilişkiden doğduğunun sorularak aralarında gerçek bir ticari ilişkinin olup olmadığının irdelenmesi, bu inceleme ve araştırma neticesinde elde edilen bilgi ve belgelerin dosyada bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalı alacaklıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2017 tarihinde aybirliğiyle karar verildi.