Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2017/2029 E. 2017/3491 K. 24.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2029
KARAR NO : 2017/3491
KARAR TARİHİ : 24.04.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ortak yere müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde; 5 sayılı bağımsız bölüm maliki olan davalının ana giriş kapısını binanın ortak kapı modeli ve rengi olan (açık renge) uygun olmayan (koyu kahve renkli ve başka model) bir başka kapı ile değiştirdiğini, bu tip değişikliklerin binanın ortak tasarımına ve renklerine uygun olması gerektiğini, ortak yere yapılan müdahalenin önlenerek eski hale getirilmesi istenilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; ana taşınmaza ait mimari proje ve mahal listesi sunulmadığından dairelerin kapısının ne şekilde olduğunun belirlenemediği ancak 5 sayılı bağımsız bölüm maliki olan davalının dairesinin kapısını değiştirmiş olduğu ve renginin açık meşe renginde olmadığı bir çok bağımsız bölümün kapılarının değiştirilmiş olduğu koyu kahve renkli kapılarında mevcut olduğu kapıların değişik renk ve desende olduğu anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin ikinci fıkrasında kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davalı tarafından yapılan değişikliğin, her bağımsız bölüm malikinin kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar vermeyecek nitelikteki tesis ve değişiklikleri yapma hakkı kapsamına girip girmeyeceği, bağımsız bölüm dış kapılarının cins, renk görünüm ve ölçülerinin mimari projeye uygun bulunup bulunmadığı, dış görünümlerinin binanın içinde diğerlerine nazaran göze hoş gelmeyecek şekilde bir farklılık veya genel estetiği bozacak nitelikte olup olmadığı konularında bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 24/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.