Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/8908 E. 2014/7275 K. 14.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8908
KARAR NO : 2014/7275
KARAR TARİHİ : 14.04.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.12.2010 tarih ve 2009/221-2010/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı kurum arasında iki adet dizinin çekimi konusunda sözleşme imzalandığını, 14.12.2004 tarihli sözleşme ile “Evimin Erkeği”, 10.06.2008 tarihli sözleşme ile “Sürgün Hayatlar” (sözleşmede ismi “Evcilik Oyunu”) isimli dizilerin çekimi konusunda anlaştıklarını, sözleşme gereğince öncelikle bölüm bedelinin % 50 kesintili olarak ödenmesi, dizi bölüm reytinglerinin belirli oranların üzerinde olması halinde ise bakiye % 50 ücretin ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin sözleşme şartlarına bağlı olarak çalıştığını ve yayınlanan bölümlerin reytinglerine göre kendisine bir çok kez bölüm ücretinin yarısının ödendiğini, bu şekilde yapılan ödemeler nedeniyle müvekkilinin zarar ettiğini, ancak müvekkili şirketçe yapılan araştırmada söz konusu % 50 kesintili ödeme uygulamasının başka yapımcılara uygulanmadığını öğrendiklerini, müvekkiline bu konuda yanlış bilgi verilip yanıltıldığını, müvekkilinin diğer yapımcılarla yapılan sözleşmelerde böyle bir maddenin olmadığını bilmesi halinde sözleşmenin daha adil koşullarda imzalanmasını sağlayabileceğini, bu durumun davalı tarafa bildirildiğini, davalının hangi şartlarda reyting bazlı, hangi şartlarda sabit ücretli sözleşme yapacağına ilişkin bir karar alınmadığını, davalı kurumun bu tür farklı sözleşmeleri tamamen kurum yöneticilerinin şahsi insiyatif ve kararlarıyla gerçekleştirdiğinin anlaşıldığını, bunun da Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğunu, davalının müvekkilinin yapımcısı olduğu dizileri gerektiği şekilde tanıtmadığını ve yayın saatlerini değiştirmek suretiyle düşük reytingler almasına sebep olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalının kusurlu davranışları nedeniyle uğradığı zarar karşılığı şimdilik 10.000 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 21.10.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle, müvekkili şirkete hiçbir güvenilirliği bulunmayan reyting ölçümlerine göre ödeme yapılmasının büyük zararlara uğramasına neden olduğunu, zira davalının, söz konusu kendi menfaati olunca reyting ölçüm şirketi AGB ile TİAK yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davalı kurumun, hatalı ölçüme göre az ücret ödemede bir sakınca bulmadığını, usulsüz ölçüme göre yapılan ödemeyi kabul etmediklerini bildirerek davanın bu maddi olgulara göre değerlendirilmesini talep etmiştir. …./…
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında her iki tarafın serbest iradesi ile reyting bazlı iki ayrı sözleşme imzalandığı, davalının diğer yapımcıların bir kısmı ile sabit ücretli, bir kısmı ile reyting bazlı sözleşmeler imzalandığı, reyting bazlı sözleşmelerin sadece davacı ile yapılmadığı, bunun yanında söz konusu sözleşmelerin yine tarafların serbest iradesi ile davacı yararına tadil edildiği, davacının o koşullardaki reyting durumunu kabul ettiği, ayrıca söz konusu sözleşmenin 30. maddesinde, “yüklenici (davacı yapımcı firma) sözleşmede belirlenen kurallara uygun olarak yapılan kesintiler ve yapım durumları için idare’ye hiçbir itirazının olmayacağını ve bundan dolayı hiçbir hak iddia etmeyeceğin gayri kabili rücu olarak kabul eder” hükmünün mevcut olduğu, reyting düştüğü aylarda davacının sözleşmeyi feshetmek yerine, daha uygun koşullara getirilmesini istediği, davalının buna göre sözleşmenin tadilini kabul ettiği, tüm bunlardan sonra davacının reytinglerin doğru olmadığından bahisle hak iddia etmesinin sözleşmeye ve MK’nın 2. maddesindeki objektif iyi niyet kurallarına uygun düşmediği, her ne kadar davalı da, reytinglerin doğru olmadığı yönünde bir iddiada bulunmuş ise de, geriye dönük olarak reyting oranlarının tespitinin olanaklı olmadığı gibi, mutlak surette davacının dizilerinin reyting oranlarının daha yüksek olduğu sonucuna götürmeyeceği, davacının bu sonuca götürecek kanıtlar da getirmemesi nedeniyle, davacının bundan dolayı bir zararı olduğu sonuç ve kanaatine varılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.