Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18100 E. 2014/7269 K. 14.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18100
KARAR NO : 2014/7269
KARAR TARİHİ : 14.04.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2013 tarih ve 2013/194-2013/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ING Bank A.Ş. vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin A.Ş. Denizli Şubesi’ne parasını yatırarak mevduat hesabı açtırdığını, davacının banka personelinin aldatıcı ve kasti yönlendirmesiyle parasını off-shore hesabına yatırdığını, parayı off-shore bankasına yatırmasını sağladıktan sonra kendi yöneticilerine ve şirketlere usulsüz olarak aktarılıp bankacılık kurallarına aykırı davranılarak müvekkilinin yapılan işlem sonucunda zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 3.500 TL’nın 16/11/1999 tarihinden itibaren %81 bileşik faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, bu talep kabul edilmediği takdirde bankalara uygulanan en yüksek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ING Bank ve fer’i müdahil TMSF vekilleri, talebin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını, hesabın fon güvencesi altındaki hesaplardan olmadığından davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankaca davacının parasının hesaben yurt dışına gönderilmiş gibi bir işleme tabi tutulmak suretiyle Yurt Bank Merkez Şubesi bünyesinde kalmasının sağlanmış olduğu, off-shore Ltd’ye gönderilmiş gibi işleme tabi tutulan paraların aslında fiilen Kıbrıs’a gönderilmediği, davalı …Bank A.Ş’nin …ye bağlı, ait bir kısım şirketlere kredi verilmesi şeklinde aktarılmış olduğu ve bu durumun ayrıca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin davalı …
Holding, … hakkında bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun yargı kararıyla sabit olduğu, söz konusu suç teşkil eden eylem nedeniyle davacının zarara uğratıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.500 TL’nın 25/10/1999 – 22/12/1999 tarihleri için %83 akdi faiz, 22/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalılardan… Holding A.Ş. hakkındaki dava atiye terk edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer’i müdahil TMSF’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı, davalı tarafından kandırılarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren ancak avans faizi isteyebilir. Ayrıca, davalı TMSF tarafından el konulan … A.Ş’yi devralan ING Bank A.Ş’nin, bu bankanın borçlarından dolayı aleyhine dava açılmış olması nedeniyle harçtan muaf olduğunun da gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı… Bank A.Ş. ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan “…3.500,00 TL’nin 25/10/1999 – 22/12/1999 tarihleri için %83 akdi faiz, 22/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “….3.500,00 TL’nin 25.10.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” ve 3. bendinde yer alan “Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 239,09 TL nispi karar harcının peşin alınan 51,97 TL’den mahsubu ile 187,12 TL’nin davalı ING Bank’tan tahsili ile hazineye irad kaydına,” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “Alınması gereken 21,15 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 51,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 30,82 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine“ ibaresinin yazılarak, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank A.Ş’ye iadesine, 14/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

05/05/2014 N.K.