YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8583
KARAR NO : 2017/2888
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı (dava dışı) … adına trafikte kayıtlı aracın kiralayan davalı sürücü yönetiminde olduğu sırada karıştığı trafik kazasında 3. kişinin aracının hasarlandığını, zarar gören araç için 3.920,00 TL hasar bedelinin ödendiğini, davalı sürücünün olay anında alkollü olduğunu ve aleyhine … 3. İcra Müdürlüğünün 2013/7193 Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, işleten sıfatı ile kusur oranına itiraz ettiklerini, talep edilen hasar bedeli ile kiraladıkları araçtaki hasar bedelinin … 1. İcra Müdürlüğünün 2013/385 Esas sayılı icra dosyasında aracı kiraya veren kişiye ödendiğini, mükerrer ödeme yapılmasının istenilemeyeceğini, araç sahibi kiraya verenin bedeli uhdesine geçirerek sebepsiz zenginleşme sağladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; sigortalı aracın adi yazılı araç kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığı, davacının, işleten sıfatını haiz olduğu iddiasıyla davasını bu kişiye yönelttiği, davalının hususi otomobil niteliğindeki aracı 22 gün süreyle şahsi ihtiyaçları için kiraladığı, araç üzerindeki fiili hakimiyet ve ekonomik açıdan yararlanma gibi
maddi ölçüler esas alındığında 22 gün süreli kira sözleşmesi işleten sıfatının yer değiştirmesi için yeterli görülmediği, davalının KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan işleten sıfatına haiz olmadığı ve meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … şirketi vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın, … sözleşmesine dayanılarak TTK’nun 1301.maddesine göre açılan, rücuan tazminat istemine ilişkin olup, ZMMS’da sigortacının sahip olduğu rücu hakkı 2918 sayılı KTK’nun 95/2. maddesinde genel olarak düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu düzenlemeye göre, anılan maddenin ilk fıkrasında belirtilen ve sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller, sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır. Sigortacı ile sigortalı arasındaki akti ilişkinin koşullarını oluşturan …. poliçesi genel şartlarının tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller başlıklı B.4.d maddesinde tazminatı meydana getiren olayın, aynı maddede sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart, esasen KTK’nun 95. maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Dava konusu olayda davacı sigortacının şartlarının varlığı halinde dava dışı sigorta ettirene (sigortalıya) rücu etmesi mümkün ise de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, mevcut düzenlemeler uyarınca akidi olmayan ve kiralama süresi dikkate alındığında zarar gören üçüncü kişilere karşı işleten sıfatına haiz olan
davalı sürücüye yönelmesi mümkün değildir. Dosya içinde mevcut … poliçesi gereğince, davacının akdi sigortalı (dava dışı) …, davalı … sigortalı aracın sürücüsüdür.
Bu durumda mahkemece, davalı sürücü … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün, gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 20.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.