YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12260
KARAR NO : 2017/9237
KARAR TARİHİ : 11.07.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesi neticesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan … vekilinin temyiz nedeni yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve de takdire dayalı bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesi neticesinde;
1-Sanığın suç tarihinde suça konu yeri kendisinin kullandığını beyan etmesi karşısında suç tarihinde suça konu yeri kimin kullandığı konusunda gerekirse kolluk araştırması yapılmak suretiyle; sanığın mesken olarak kullanıldığı yerde elektrik sayacının tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için, suça konu yerde ne kadar süredir oturduğu ve kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması, sanık suça konu evde halen oturuyorsa ise keşif yapılıp kurulu güç belirlenmek suretiyle; oturmuyor ise tespit tutanağında belirtilen devreden geçen akım miktarına göre yine tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı ve usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden yeterli rapor alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile uygulama yapılması,
2-Alınan bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, kaçak kullanım bedeline ilişkin vergiler dahil cezasız kullanım bedeline ilişkin rapor alındıktan sonra; bu durumda da bakılması gereken madde 5237 sayılı TCK’nın 168/5: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.”Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Bilirkişi alınan ek rapor sonucunda sanığa makul bir süre verilerek ve ”bilirkişi tarafından belirlenen zararı tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine” dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 11.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.