YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2363
KARAR NO : 2017/2732
KARAR TARİHİ : 14.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, borçlu … hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazı davalı kızı …’ye devrettiğini belirterek bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, satışın gerçek olduğunu, mal kaçırma amacı ile yapılmadığını ancak dava dayanağı takip konusu alacağın gerçek olmadığını müvekkilinin annesinin kiracısı davacıdan borç almasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi de sunmamıştır.
Mahkemece, davalıların anne-kız olmaları nedeni ile aralarındaki tasarrufun bağış niteliğinde olduğu ve ivazlar arasında oransızlık olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Bu tür davalarda amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. devir alan üçüncü şirketin bu işlemleri yaptığı iddia ve ispat edilmediğinden tasarrufun iptali gerekmektedir.
Tasarrufun iptali koşullarından biri de dava dayanağı takibin gerçek bir alacağa ilişkin olmasıdır. Davalı üçüncü kişi alacağın gerçek olmadığı, taşınmazı devir eden annesi borçlu ile aralarının bozulması üzerine taşınmazın yeniden geri alınmasını temin etmek amacı ile davanın açılmış olduğunu ileri sürmektedir.
Somut olayda 1941 doğumlu ticaretle uğraşmayan ev hanımı borçlu …’ nin kiracısı olan …’den 20.000,00 TL borç alıp senet vermesini gerektirecek hukuki ilişki net olarak ortaya konulmadığı gibi hasta olduğu için ihtiyaç duyduğu ve bu nedenle aldığı iddiası inandırıcılıktan uzak olup yargılama sırasında alacağın bu kez borçlunun damadına tahsil edilmemesi halinde rücu edilmeme koşulu ile temlik edilmesi de yaşam deneyimlerine aykırı olduğundan alacağın gerçek olduğundan söz edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olguları dikkate alınmadan hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 14.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.