YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5883
KARAR NO : 2017/5778
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 15.02.2001 tarihinden tibaren kadrolu olarak çalıştığını, Koop-İş Sendikasına bağlı olarak çalışırken işkolu değişikliği ile davalı idarenin 929/31527 sayılı, 02.12.2010 tarihli yazılarıyla Yol-İş Sendikasına geçtiğini, bu sendikayla davalı idare arasında yapılan 01.03.2010 – 18.02.2011 tarihleri arasında geçerli II dönem toplu iş sözleşmesine göre 15.11.2010 tarihinde intibaklarının yapıldığını, intibak yapılırken aynı işyerinde geçen önceki çalışmalarının dikkate alınmadığını, davacının kıdemine göre derece ve kademesinin doğru şekilde tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek maaş ve ücret farklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; davacının geçici işçi statüsünde, işkolu tespit karar tarihi olan 15.11.2010 tarihine kadar Koop-İş sendikasına bağlı olarak çalıştığını, davacının üye olduğu bu sendikada derece ve kademe ilerlemesinin mevcut olmadığını, sendikal düzenleme olan bu durumun yasalarda da yer almadığını, Toplu İş Sözleşmesinin 17.maddesine göre intibakın yapıldığını, 98.maddede kademe ilerlemesi almak için en az 1 yıl çalışmış olmak ve değerlendirme fişinden en az 60 almak gerektiğini, 99.maddeye göre bulundukları derecede 2 yıl çalışmış olmaları ve bir önceki yıl kademe ilerlemesi yapılmış olmak ve 100. maddede belirtilen değerlendirme fişinden en az 70 puan almak şartıyla 1 derece ilerlemesine hak kazanılacağını, Yol-İş Sendikasına geçmeden önceki çalışmaların geriye dönük değerlendirilemeyeceğini savunup davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dosya kapsamında, davalı olarak yer alan … İl Özel İdaresinin 6360 sayılı Kanun gereği yargılamanın sona erdirildiği tarihten kısa bir süre sonra kapatıldığı, mahkemece gerekçeli kararın, davacının dava dosyasının devredildiğinin bildirildiği belediyeye tebliğ edildiği ve kararın Belediye vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Yargılamada taraf olarak yer alan … İl Özel İdaresinin 6360 sayılı Kanun gereği 30.03.2014 tarihinden itibaren tasfiye edilmek suretiyle kapatıldığı, yargılamanın ise 27.03.2014 tarihinde sonlandırıldığı, davacıya ait dava dosyasının devredildiği kurumun gayriresmi yazışma veya iletişim kurulması suretiyle tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar temyiz eden Belediye vekili dosyanın kendilerine devredilmesi hakkında bir itiraz ileri sürmemişse de herhangi bir hataya sebep olunmaması için, İl Özel İdaresinin kapatılması ve tasfiyesi hakkında yetkili kurum ile resmi yazışma yapılması suretiyle, davacının çalışma ilişkisi ve dava dosyasının, tasfiye işlemi sonrasında devredildiği kurumun tereddüt kalmayacak şekilde tespit edilmemesi bozma sebebi yapılmıştır.
3-Yargılama içeriğinde temin edilen ve hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporları içeriğindeki hesaplamaların denetlemeye elverişli olmadığı, davacı tarafça uygulanması gereken ücret olarak ileri sürülen miktarların yürürlükteki toplu iş sözleşmesi içeriklerine göre tespiti ve irdelenmesi gerekirken bu işlemin yapılmadığı, emsal dosyalarda görülen hesaplamanın ne şekilde yapıldığı ayrıntılarının dosyadaki raporda mevcut olmadığı, buna göre yetersiz ve denetlenmeye elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi hatalı olmuştur.
Buna göre, taraf iddialarına göre gerekli irdeleme ve hesaplamaların yapıldığı, hesap kriterlerinin ne şekilde tespit edildiği ve hesaplama yöntemlerinin açıklandığı bir hesap bilirkişi raporu temin edilmeli, tespit edilecek sonuç bakımından iş bu kararın davacı tarafça temyiz edilmediği gözönünde bulundurularak davalı tarafın usuli kazanılmış hakkına dikkat edilerek bir sonuca varılmalıdır.
3- Kabule göre ise, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fark ilave tediye alacağı hesaplaması bulunmadığı halde tespit edilen toplam miktar hüküm altına alınırken “ilave tediye farkı” ifadesinin yer alması hatalı olup temyiz incelemesinin kapsamı içeriği bakımından eleştiri sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.