YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5837
KARAR NO : 2017/4540
KARAR TARİHİ : 06.03.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ve fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışığ çalışmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Aynı ispat kuralları hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı için de geçerlidir.
Somut olayda, belediyede çalışan davacının tanıkları … ve …’ün beyanlarına göre yaz döneminde haftada 27,5 saat, işlerin yoğun olmadığı diğer aylarda ise haftada 5 saat fazla mesai yapıldığı, yaz döneminde haftada 7 gün çalışıldığı, diğer dönemlerde ayda iki hafta tatilinde çalışma olduğu ve dini bayramların birinci günü dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığı sonucuna varılmıştır. Davacının tanıklık yaptığı ve aynı gün temyiz incelemesine tabi tutulan Dairemizin 2017/17856 esasına kayıtlı dava dosyasında ise davacının birlikte çalıştığını beyan ettiği işçinin ortalama olarak haftanın 5 gününde 08.00-20.00 arasında günde 1,5 saat ara dinlenmesi kullanmak suretiyle, cumartesi günleri 08.00-13.00 saatleri arasında yarım saat ara dinlenmesi kullanmak suretiyle çalıştığı, haftalık fiili çalışma süresinin (5 gün x 10,5 saat)+(1 gün x 4,5 saat) = 57 saat – 45 saat = 12 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ve hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı talebinde bulunulmamıştır. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları talebi tanık anlatımlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Davacı tanıklarının da davalı aleyhine davaları bulunduğu sabit olup; başka delillerle desteklenmeden tek başına husumetli tanık anlatımına itibar edilemez. Dava dosyalarında tanıkların farklı ve çelişkili beyanlarda bulunmaları da husumetli tanık beyanları sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu göstermektedir. Açıklanan nedenler ile davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları taleplerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.