Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/4458 E. 2017/2699 K. 27.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4458
KARAR NO : 2017/2699
KARAR TARİHİ : 27.02.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 07/01/2005-Eylül 2007 ve 16/07/2008-04/12/2014 tarihleri arasında 2 dönem halinde çalıştığını son görevinin Satış ve Pazarlama Müdürlüğü olduğunu ve haksız olarak işten çıkarıldığını, kendisinin sisteme girme ve kota yükseltme yetkisinin olmadığını kotayı aşan işlemlerin sadece patronun onayıyla yapılabileceğini iddia ederek, işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin davacının şirket yetkilisinin onayı olmadan ve teminat almaksızın yaptığı satış nedeniyle 105,000,00 TL zarara yol açtığı ve daha önce de benzer şekilde 150,000,00 TL zarar etmelerine sebep olacak şekilde davrandığı için haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dava dışı … Gıda şirketinin uzun yıllardır davalı şirket ile ticari ilişki içerisinde bulunduğu geçmiş yıllarda herhangi bir sıkıntı yaşanmadığı, kotası 70-80,000 TL civarında olmasına rağmen 105,000,00 TL tutarında mal gönderildiği , verdiği müşteri çeklerinin sorunlu olduğunun tespit edilmesi üzerine bu şirketin kendi çeklerini istendiği ve alındığı ancak bunlarında karşılıksız çıktığı ,işyerinde para tahsil edilmeden ürün gönderilemeyeceğine dair kuralın çok sıkı uygulandığının davacı tarafından da bilinmesine rağmen davacının risk üstlendiği , riskin gerçekleştiği ve şirketin zarara uğradığı belirlendiğinden artık davalı işverenin davacı ile çalışmaya devam etmesinin istenmesinin mümkün olmadığı buna karşılık davacının menfaat temin etmemesi ve süreçten amir konumundaki kişilerin de haberdar olduğu kanaati oluştuğundan akdin haklı nedenle değil ancak geçerli nedenle fesih edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 25 II- ( ı ) bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu hususu düzenlenmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı ve geçerli fesih imkânı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. 30 günlük ücreti tutarında bir zarar yoksa iş sözleşmesinin feshi haklı neden olarak kabul edilmemelidir. Ancak 30 günlük ücretten az bir zarar meydana gelmekle birlikte, işçinin bu davranışı işyerinde olumsuzluklara neden olmuş ve iş ilişkisinin sürdürülmesi işveren açısından önemli ölçüde beklenmez bir hal almış ise feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir.
Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir(Dairemizin 12.05.2008 gün ve 2007/35921 Esas, 2008/12018 Karar sayılı ilamı).
Dosya içeriğine göre, davacının 2.12.2014 tarihinde Mayıs 2014-Aralık 2014 arasında … Plastik Ambalaj Gıda Pazarlama Ltd. Şti’a sevk ettiği ürünlerin tahsilatları sonradan verilen çeklerin karşılıksız çıktığı, yönetimin, çekleri tahsil etmesi ile tahsil edilen miktar kadarının karşılığında ürün gönderileceği yazılı ve sözlü bildirilmiş olmasına rağmen, … ve … şifreleri ile yönetim onayı dışında risk limiti açıldığı, ilgili Bölge Şefi … ve Bölge Müdürü … onayı dışında … Plastik Ambalaj Gıda Pazarlama Ltd. Şti 105.000 TL’lik ürün sevk ettiği ve bu ürünün irsaliye ile sevk edilip, ilgili faturanın 10 gün sonra ilgili Bölge Müdürü’nün eline geçtiği, Yönetim tarafından çok net yasaklandığı halde; açık çekleri tahsil ettiği, ürün teslim ettiği ve firmayı karşılıksız çeklerin tutarı olan 140.000 TL zarara uğrattığı belirtilerek savunması talep edilmiş olup, davacı 03.12.2014 tarihli savunmasında risk ve limit bilgilerini finans departmanının takip etmesi gerektiğini , … Plastik Ambalaj Gıda Pazarlama Ltd. Şti isimli firmayla kendisi göreve gelmeden çalışılmaya başlandığını, risk limitlerinin artırılmasıyla ilgili durumdan bölge müdürü ve şefinin haberdar olduğunu, onların onayı olmadan işlem yapılamayacağını belirtmiştir.
Davacının savunmasının alınmasından sonra davacının iş akdi 04.02.2014 tarihli fesih yazısıyla ‘’iş akdiniz şirket yetkilisinin onayı olmaksızın teminatsız olarak 140 bin TL satış yaparak işverenin eli altında bulunan malvarlığını kendi isteğiniz veya savsamanız nedeniyle 30 günlük ücretini aşacak şekilde zarara uğratmanız ve daha önce de benzer bir davranış nedeniyle şirketi zarara uğratmanız nedeniyle uyarılmanıza rağmen görevinizi yapmamakta ısrar etmeniz nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununun 25/2- e-h-ı maddeleri uyarınca haklı nedenle feshedilmiştir’’ denilerek feshedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkda mahkemece davacının risk üstlendiği , riskin gerçekleştiği ve şirketin zarara uğradığı belirlendiğinden artık davalı işverenin davacı ile çalışmaya devam etmesinin istenmesinin mümkün olmadığı buna karşılık davacının menfaat temin etmemiş olması ve süreçten amir konumundaki kişilerin de haberdar olduğu kanaati oluştuğundan akdin haklı nedenle değil ancak geçerli nedenle fesih edildiğini kabul edilerek dava reddedilmişse de yargılama sırasında dinlenen davalı tanığı … bölge şefi olarak çalıştığını limit arttırılması taleplerini kendilerinin yaptığını ve yönetimin buna karar verdiğini davacının bu konuda bir yetkisi olmadığını belirtmiş olup mahkemece de davacının amirlerinin de haberdar olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 22.09.2015 havale tarihli beyan dilekçesinde davacının … Plastik Ambalaj Gıda Pazarlama Ltd. Şti’ne yapılan satışlarla ilgili cari hesap dökümünün bir kısmını sunduğu ve bu firmayla çek, kredi kartı ve toptan satış faturasıyla birden çok kez satış yapıldığı, bu listede 13.09.2014 tarihli satışın karşısında onaylayan olarak şirket yetkilisi …‘ın isminin yazılı olduğu görülmektedir.
Mahkemece yapılacak iş şirket kayıtları üzerinde uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak zarara neden olduğu iddia edilen satışlarda davacının iddia ettiği gibi amirinin veya amirlerinin , onayının bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak onayları varsa davacının sorumlu olmadığının ve davacıya kusur atfedilemeyeceğinin kabulüyle dosyanın değerlendirilmesi, amir veya amirlerinin onayı yoksa davacının işverene 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi nedeniyle feshin haklı olduğunun kabulüyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.