YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9646
KARAR NO : 2017/6793
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Bozmadan sonra kurulan hükümde sanığa tayin olunan cezanın adli para cezasına çevrilmesi ve adli para cezasının herhalükarda erteli hapis cezasına göre sanığın lehine olması karşısında, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7 maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254 maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de;
2- Kararın gerekçesinde “..şartları taşıyan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir” denilmesine karşın hüküm fıkrasında “sanığın kabul etmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına” karar verilerek çelişkiye yol açılması,
3- Katılma kararı verilmemesine karşın, duruşmaları takip etmeyen şikayetçi vekilinin hüküm fıkrasında müdahil sıfatıyla anılarak lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı
../..
CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.