Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/5498 E. 2017/5316 K. 14.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5498
KARAR NO : 2017/5316
KARAR TARİHİ : 14.03.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde şube müdürü olarak 09.10.1995 – 22.07.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma hayatında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı işçi 2.100,00 TL net ücret aldığını iddia etmiş, davalı taraf davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Davacı tanığı davacının işe başladığında satış personeli olarak son dönemde ise mağaza müdürü olarak net 2.100,00 TL ücretle çalıştığını, davalı tanıkları da davacının önceleri satış elemanı iken daha sonra mağaza müdürü olarak çalışmasını sürdürdürdüğünü ,asgari ücretle çalıştığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2012 yılında iddiası gibi net 2.100,00 TL ücretle çalıştığı, bu tarihten önce asgari ücret aldığı kabul edilmiştir. Davacının ücretinin Mahkemece yeterli araştırma yapılmaksızın tespit edildiğinin anlaşılmasına göre Mahkemece öncelikle davacının hangi tarihten itibaren mağaza müdürü olduğu gerekirse bu konuda tanıklar yeniden dinlenilmek suretiyle tespit edilerek, davacının satış sorumlusu ve mağaza müdürü olduğu dönemlerdeki ücretinin yukarıda açıklanan şekilde emsal ücret araştırması yapılarak sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3-Taraflar arasında, davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağının hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının, davacının fiilen kullandığı izin süreleri dışlanmak suretiyle hesaplanması ve uygun oranda takdiri indirim yapılarak hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece çalışılmayan süreler yönünden farazi olarak hesaplama yapılan bilirkişi raporu uyarınca hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.