YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22272
KARAR NO : 2017/7667
KARAR TARİHİ : 14.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı, aynı Yasa’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yaptığı 14.03.2014 havale tarihli itirazın Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.05.2014 tarih ve 2014/613 değişik iş numaralı kararı ile reddedildiği ve kararın kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar müdafiinin atılı suç yönünden yaptığı 14.03.2014 tarihli temyiz başvurusunun açıklanan nedenlerle REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
1-Suç tarihinde (12-15) yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’nın, işlediği hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı hususunda uzman hekimden rapor alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi ve suça sürüklenen çocuk … hakkında Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 15.10.2012 tarih ve 7923 sayılı raporda suça sürüklenen çocuğun 23.06.2012 tarihinde işlediği işyerinden hırsızlık suçunun anlam ve sonuçlarını kavrayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğunun bildirildiği, müştekiye yönelik eylemde suç tarihinin 08.07.2012 olduğunun anlaşılması karşısında; suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk … hakkında işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönelendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına ilşkin doktor raporu alındıktan sonra TCK’nın 31/2 maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’un 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada (12-15) yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının zorunlu olduğu halde suça sürüklenen çocuk …’nın yaşı ve dosyanın geldiği aşama nedeniyle sosyal inceleme raporunun beklenilmesinden vazgeçilmesine karar verilerek sosyal inceleme raporu aldırılmadan hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
3-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4-Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, yaşı küçük olan suça sürüklenen çocuklara savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, herhangi bir işte çalışmayan ve geliri olmayan suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA,14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.