Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7447 E. 2014/14880 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7447
KARAR NO : 2014/14880
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2013 tarih ve 2011/495-2013/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin bankacılık işlemleri dahil çeşitli işlemlerini yapmak üzere yetkili kılınan dava dışı …’in, 26.05.2009 tarihli azilname ile bankadan para çekme yetkisi de dahil olmak üzere tüm yetkilerden azledilmesine ve aynı gün durum davalı bankaya bildirilmesine rağmen bankanın şirket hesaplarından usulsüz olarak ıslak imzalı olmayan fotokopi talimat yazıları ile anılan şahsa ödeme yapmaya devam ederek şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, dava konusu işlemler yönünden faks veya fotokopi ile düzenlenmiş bir talimat olmadığını, şirket yetkililerinin yapılan tüm işlemlerden haberdar bulunduğunu, azilnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, azilnameden sonra davacı şirketin banka hesapları üzerinde bir çok kere işlem yapılarak para çekildiği, davacı şirket yetkililerinin dava konusu banka hesapları üzerinde yapılan tüm işlemlerden haberdar oldukları, işlemleri eylemli olarak benimsedikleri, azilnamenin usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilmediği, TTK kapsamında tacirler arası ihtar ve ihbarların belli bir şekil şartına tabi tutulduğu, tacir olan davacının tam kusurlu olduğu, bankanın müterafık kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.