YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1260
KARAR NO : 2017/9001
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Bozmaya uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediği, 11.05.2010 tarihinde sanığın iş yerinde yapılan denetimde abonesiz olarak elektrik enerjisi kullandığının tutanakla tespit edildiği ve bu tutanakla ilgili hakkında açılan dava sonucu Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/949 E sayılı 02.07.2013 tarihinde kesinleşen ilamı ile karşılıksız yararlanma suçundan hükümlülüğüne karar verildiği, aynı iş yerinde 17.07.2010 tarihinde yine abonesiz olarak elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiği ve bu tutanakla ilgili temyize konu davanın açıldığı , iki tutanak içeriğinden sayacın seri numaralarının aynı olduğu ve ilk tutanakta endeksin 688, ikinci tutanakta ise 1763 olarak belirlendiği ve bu şekilde iki tutanak arasında sayacın endeks kaydettiğinin ve her iki dosyada da bilirkişi incelemesi yaptırılmadığının anlaşılması karşısında, sanığın 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi ile getirilen düzenleme yönünden hak kaybına uğramasının önlenmesi amacıyla, sanığın tutanağa konu iş yerini hangi tarihten beri işlettiği araştırılarak, abonesiz kullanım süresi tespit edildikten sonra, mahallinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, kurulu güç tespit edilip, abonesiz dönemde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak, kayıtsız sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığına dair bilirkişiden rapor alınıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlenerek, suçun sabit olduğu kanaatine varılması halinde, bilirkişi tarafından hesaplanacak kaçak kullanım bedelini ödemesi halinde hakkında 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği ihtaratında bulunulup ödemesi için makul bir süre de verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.