Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2017/3873 E. 2017/9735 K. 22.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3873
KARAR NO : 2017/9735
KARAR TARİHİ : 22.06.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu belediye hakkında genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takipte, alacaklı vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; borçlu belediyenin araçlarına, gayrimenkullerine ve banka hesaplarına haciz konulmasına ilişkin taleplerinin icra müdürlüğünce 03.07.2015 tarihinde reddine ilişkin kararın iptalinin talep edildiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 17.06.2015 tarih ve 2014/194 E.-2015/55 K. sayılı, Resmi Gazete’nin 26.06.2015 tarih ve 29398 sayısında yayımlanan kararı ile; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesine, 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun’un 121. maddesiyle eklenen fıkranın birinci cümlesinin “..ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır” ibaresi ile ikinci cümlesinin “…veya kamu hizmetlerini aksatacak..” ibaresinin ve ayrıca 6552 sayılı Kanun’un 123. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan yasa maddesi, artık şikayete konu takip dosyasındaki haciz işlemlerine uygulanamaz. Öte yandan 5393 sayılı Yasa’nın 15/son maddesindeki, haciz işleminin sadece gösterilen mal üzerine uygulanacağına dair kısmının Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olması nedeniyle, aynı maddede yer alan; “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez” hükmü gözetilmek suretiyle belediye mallarının haczi mümkündür.
Ayrıca, İİK’nun 85. maddesi uyarınca, icra memuru alacaklının talebi üzerine kural olarak borçluya ait malları haczetmek zorundadır.
Somut olayda; icra müdürlüğünce, 30.10.2014 tarihinde borçlu belediyeye mal beyanında bulunmak üzere muhtıra çıkarıldığı, 13.11.2014 tarihinde ise borçlu belediyenin mal beyanında bulunduğu, alacaklının talebiyle 18.11.2014 tarihinde borçlu belediyenin mal beyanında bildirdiği taşınmaza haciz konulduğu, bilahare alacaklı vekili tarafından, Anayasa Mahkemesi’nin 17.06.2015 tarih ve 2014/194 E.-2015/55 K. sayılı, Resmi Gazete’nin 26.06.2015 tarih ve 29398 sayısında yayımlanan kararı gereğince, borçlunun bankalar nezdinde bulunan hak ve alacaklarına, gayrimenkullerine haciz konulmasının talep edildiği, icra müdürlüğünce, 03.07.2015 tarihinde, borçlu belediyeye yeteri miktarda haczedilebilecek mal göstermesi için 10 günlük süre verilmesine, mal beyan edilmemesi durumunda, alacak miktarını aşmayacak şekilde haciz işlemi yapılmasına karar verildiği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine borçluya mal beyanında bulunması için yeniden 10 günlük süre verilmesi gerekmediğinden, mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve kurallar gözetilerek şikayetin kabulü ile icra müdürlüğünün 03.07.2015 tarihli kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.