Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/7803 E. 2017/11440 K. 18.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7803
KARAR NO : 2017/11440
KARAR TARİHİ : 18.05.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : MENFİ TESPİT

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkillerinin hakkında davalı tarafça …28. İcra Müdürlüğü’nün 2011/22419 esas sayılı dosyası ile 50.000 TL bedelli 29.11.2011 vadeli bono ile takip açıldığını, müvekkillerinin karşı tarafa hiçbir borcu olmadığını,takibe konulan senedin müvekkillerden …’ın davalı şirkette işe girerken kendisinden alınan teminat senedi olduğunu belirterek …28. İcra Müdürlüğü’nün 2011/22419 esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, müvekkillerinin davalı tarafa hiçbir borcu olmadığının tespitine, …28. İcra Müdürlüğü’nün 2011/22419 esas sayılı dosyasındaki takibin iptaline, davalı tarafın aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacılardan …’ın müvekkiline ait işyerinde çalışmakta iken, müvekkil şirketin yetkilileri tarafından … hakkında emniyeti suistimal yoluyla hırsızlık suçundan şikayette bulunulduğunu, müvekkili şirketin davacılardan …’ın belirtilen ve Cumhuriyet Sevcılığınca soruşturma konusu edilen davranışı sebebiyle zarara uğradığını,…28. İcra Müdürlüğü’nün 2011/22419 sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinin de müvekkilin açıklanan zararının tahsili amacıyla yapılmış olan bir icra takibi olduğunu, icra takibine konu edilen senedin davacılardan … tarafından da müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmış olduğundan …’ın da müvekkilinin uğradığı zararından … ile birlikte sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, duruşmada kısa kararda kötüniyet tazminatı bakımından hüküm kurulmadığı, davacı vekilinin talebi üzerine 02.12.2014 tarihli tavzih kararı ile 8.496.00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine fıkrasının hüküm kısmına eklendiği anlaşılmaktadır.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan tavzih kararının kanuna uygun olup olmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez”.
Somut olayda mahkemece verilen tavzih kararı ile; 27.11.2014 tarihli ve 2013/411 esas sayılı kısa karar değiştirilmiştir. Tavzihle hüküm fıkrasının değiştirilmesi veya hükme yeni bir fıkra eklenmesi mümkün değildir. Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.