YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/31370
KARAR NO : 2017/12363
KARAR TARİHİ : 25.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin…Devlet Hastanesi bünyesinde taşeron firma üzerinden işe başladığını ve kesintisiz olarak altı yıldan fazla süre hastane bünyesinde işyeri değiştirmeksizin çalıştığını, müvekkilinin doğum izninde olduğu anda 7 Kasım 2003 günü bildirimsiz olarak işine son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili, davacının 2003 tarihinden itibaren değişik şirketler bünyesinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, şirket bünyesinde çalışan işçiler ile idare arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, idarenin yapmış olduğu tek sözleşmenin süreli hizmet alım sözleşmesi olduğunu, idarenin herhangi bir iş sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek husumet ve esas yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket davaya karşı cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Bozma ilamına uyulan Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Dairemizin bozma ilamında; … kayıtlarında görünen işyerleri ile ilgili işyeri sicil dosyaların mahkemeye getirtilmeden asıl işveren-alt işveren ilişkisinin var olduğunun kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davacının 1999-2003 yılları arasında … kayıtlarında görülen sürelerde davalıya ait işyerinde çalıştığı kabul edilerek tazminat hesabı yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin yanlış olduğu, davalı … Bakanlığının harçtan muaf olduğu gözetilmeden, davacı tarafından harç dahil yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmakla birlikte bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Dava dosyasında; davacının sigorta dosyasının, hizmet dökümünün, hizmet dökümünde görünen işyerlerinin tescil detay evrakları, davalı işyerine (eğer davalı işyerinin taşeronlarında çalıştı ise bu taşeronlara) ise giriş ve işten çıkış bildirgelerinin … İl Müdürlüğünden istenilmesine ilişkin müzekkereye cevaben gelen belgelerden davacının hizmet döküm cetvelinde yer alan çalışmalarındaki işverenleri belirlenemediği gibi, bu işverenlerin davalı bakanlık ile asıl-alt işveren ilişkisi de belirlenememekte, hizmet döküm cetvelinde işveren isimleri el yazısı ile yazılmış olmakla ve 16.12.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda 1999-2003 yılları arasındaki işverenlerin isimleri belirtilmekle birlikte hangi belgeye dayalı olarak belirlendikleri anlaşılamamaktadır. Gelen evraklar arasında işyeri tescil detay bilgileri ile işverenlerin işyeri sicil dosyaları bulunmadığı gibi davalı bakanlık ile işverenler arasındaki hizmet alım sözleşmeleri de dosyada bulunmamaktadır. Bu husus kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Diğer yandan bozma ilamında, davalı … Bakanlığının harçtan muaf olduğu gözetilmeden, davacı tarafından harç dahil yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmesine rağmen temyize konu kararda “davacı tarafından yapılan 670,00-TL yargılama gideri ile 24,30-TL peşin harcın ve 99,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 793,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,” karar verildiği görülmektedir. Bu husus da kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Ayrıca, davacı taraf 22.07.2013 havale tarihli ıslah dilekçesinde ihbar tazminatını 1.050,00 TL olarak talep ettiklerini belirtmesine rağmen talep aşılarak 1.056,53 TL’ye hükmedilmesi de hatalı olup kararın bu yönüyle de bozulması gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, 25.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.