Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/31468 E. 2017/11562 K. 18.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/31468
KARAR NO : 2017/11562
KARAR TARİHİ : 18.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılara ait … Barajı işyerinde çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılarda tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …. İnş. San. Tic. Ltd. Şti., davacı işten ayrılırken kendisine ödeme yapıldığını ve ödenmeyen alacağı kalmadığını, yapılan ödemenin de dava konusu alacaklardan mahsubu gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …., zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı tarafından yapılan bir kısım ödemenin dava konusu alacaklardan mahsubu gerekip gerekmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İş sözleşmesinden doğan para borçlarının kısmi ifasında, mahsubun ne şekilde yapılacağı ile ilgili 4857 sayılı İş Kanununda özel bir düzenleme bulunmadığından, Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri kapsamında sorun çözümlenmektedir. İşçinin işverenden bir alacağının, örneğin sadece kıdem tazminatı alacağının bulunduğu durumlarda, kısmi ödeme nedeniyle mahsup işlemi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi çerçevesinde yapılacaktır. Dairemiz uygulamasına göre, temerrüde düşmüş olan işverenin yaptığı kısmi ödeme işçinin bu hususta beyanda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmelidir.
İşçinin birden fazla alacağının söz konusu olması halinde, yapılan kısmi ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu işveren tarafından ödeme sırasında belirtilmemiş ve işçi tarafından da bu husus makbuzda gösterilmemiş ise, mahsup işlemi 6098 sayılı Kanun’un 100 ve devamı maddelerine göre yapılacaktır. 4857 sayılı Kanun’da işçinin sözleşme ve kanundan doğan alacaklarının muacceliyet ve vade zamanları konusunda değişik hükümler öngörülmüştür.
4857 sayılı Kanun’a göre ücret en geç ayda bir ödenir. İş hukuku mevzuatımızda 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un 14. maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple ücret, çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir.
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 ve 4857 sayılı İş Kanun’un 120. maddesi uyarınca, işveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdü gerçekleşir.
Somut olayda; davalı …. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. işten ayrılması sırasında davacıya ödemede bulunduğunu ve ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunmuştur. Dosya içinde davalı şirket tarafından davacının hesabına 19.10.2014 tarihinde 2.000,00 TL ve 1.584,00 TL ödemede bulunulduğu ve ödemelerde herhangi bir açıklama yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalı …. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde söz konusu ödemelerin dava konusu alacaklardan mahsubunu talep etmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödemelerin neye istinaden olduğu belli olmadığından dikkate alınmaması isabetsizdir. Belirtilen ödemelerin hangi alacak için yapıldığı tespit edilemezse 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100. ve devamındaki maddelere göre muacceliyet ve temerrüt tarihlerine göre dava konusu alacaklardan sırayla mahsubu gerekir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.