Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/22271 E. 2014/39595 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22271
KARAR NO : 2014/39595
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

…Hava Taşımacılık A.Ş. vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında ….Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15/05/2013 gün ve 2008/175-2013/314 sayılı hükmün Dairemizin 12.03.2014 tarih ve 2013/29124-2014/7008 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R

Davacı, davalının aralarındaki pilotluk sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın feshettiğini ileri sürerek 15.000$ cezai şart ve 17.364,00 TL harcama bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüile 17.364,00TL harcama bedeli ve 5000$ cezai şartın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacının temyizi üzerine Dairemizin 12.3.2014 tarih, 2013/29124 esas- 2014/7008 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bu kez davalı tarafça karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Dava pilotluk sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı cezai şart ve pilotun eğitimi için sarf edilen harcama bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş 2014/22271-39595
olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda faize hükmedilmemişken gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kabul edilen alacak miktarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline hükmedilmesi açıkça izah edilen düzenlemelere aykırı olup re’sen dikkate alınarak esasa dair sair temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün usulden bozulmasını gerektirir. Bu durumun temyiz incelemesinde zuhulen irdelenmediği karar düzeltme aşamasında anlaşıldığından dairemizin mezkur bozma ilamının kaldırılarak hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 12.3.2014 tarih, 2013/29124 esas- 2014/7008 karar sayılı ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.