Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/14055 E. 2017/15097 K. 21.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14055
KARAR NO : 2017/15097
KARAR TARİHİ : 21.06.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı belediye vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının, davalı Belediyeye ait alanlarda belediyenin temizlik hizmetlerini üstlenen davalılar nezdinde 01.05.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, hizmet akdinin emeklilik nedeniyle 23.09.2012 tarihinde feshedildiğini belirterek işçilik alacaklarını istemiştir.
Davalı … Şti. vekili, işçi hak ve alacakları ile ilgili sorumluluğun asıl işverene ait olduğunu, davacının kendi şirketlerinde çalıştığı dönemdeki hak ve alacaklarının ödendiğini savunup davanın reddini istemiştir.
Davalı … Şti. vekili davalı şirketin, davalı Belediyenin ihalelerine hiç girmediğini savunup husumet itirazında bulunup davanın reddini istemiştir.
Davalı Belediye vekili, husumet itirazında bulunup, davacının, Belediyenin temizlik hizmetlerini yürüten firmalarda çalıştığını, davacının söz konusu şirketlerde çalışması nedeniyle çalışanlara ait her türlü sorumluluğun bu şirketlere ait olduğunu, nitekim en son çalıştığı işveren tarafından tüm yasal hak ve alacaklarının ödendiğini, emeklilik nedeniyle hizmet akdini feshetmesi nedeniyle ihbar tazminatına hak kazanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mülga 1475 sayılı Kanun’un 14/2. maddesi hükmü, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan daha geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede, işyerlerini devir veya intikalinden söz edildikten sonra “…yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli…” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukuki yada fiili bir bağlantı olsun ya da olmasın kıdem tazminatı açısından önceki işverenin, devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
Somut olayda mahkemece, Davacının davalı şirketlerde geçen çalışma süreleri 1 yıldan az olduğundan kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağı haklarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı şirketlere yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacının SGK kayıtları, işyeri kayıtları dosya kapsamına göre, davacının, davalı Belediye işyerinde 01.05.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 35.01.1347798 sicil numaralı … Tem. İnş. Ltd. Şti’nde, 05.01.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 35.01.1373453 sicil numaralı … Güv. Sis. Tem. Kur. Dağ. Taş. İnş. San. Tic. Ltd. Şti’nde, çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalıların kendi dönemlerine denk eden fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarından ve kıdem tazminatı açısından, devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumlu olduğunun gözetilmemesi hatalıdır.
3-Somut olayda, 2011 den önceki döneme ilişkin olarak ise bordrolardan fazla çalışma ücretinin ödendiği belirtilerek fazla çalışma ücreti hesaplanmamıştır. Ancak bordroların imzasız olması nedeniyle banka kayıtlarının celbi ile ödeme yapılıp yapımadığı denetlenmeksizin hüküm tesisi hatalıdır.
4- Davacı, ek temyiz dilekçesinde toplu is sözleşmesinden faydalanması gerektiğini ileri sürmüş ise de dosya içeriğinde üye kayıt fişine rastlanmamıştır. Davacını sendikadan faydalanıp faydalanmayacağı hususu araştırılıp sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.