Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11317 E. 2014/17912 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11317
KARAR NO : 2014/17912
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2014 tarih ve 2013/37-2014/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların sahip ve yöneticisi olduğu…Gazetesinde 01 Eylül 1999 ile 1 Ocak 2000 tarihleri arasında … logosu ile, 01 Eylül 2003 ile 01 Nisan 2007 tarihleri arasında …logosu ile ayrıca bir ay devam eden …. adlı yazı dizisi ile köşe yazarlığı yaptığını ve inceleme yazılarının gazetede yayınlandığını, yayınlanan yazılar için davacıya herhangi bir ücret ödenmediğini, Ancak … adlı yazarın … adlı internet sitesinde yazdığı “…. Medya Holdingin sahibi …’ın holdinge bağlı gazetelerde yazı yazanların ve bütün köşe yazarlarının ücretlerinin ödendiğini” açıkladığını, ancak müvekkiline … gazetesinde yazdığı yazılar için hiçbir ücret ödenmediğini, ödenmiş ise kime ödendiğini bilmediğini, … adlı sitenin yayını üzerine davalılara ücret ve tazminatlarının ödenmesi için Ankara 36. Noterliği 16 Şubat 2012 tarih 3969 sayılı ihtar gönderdiklerini ancak davalıların ihtara cevap vermedikleri gibi herhangi bir ödemede de bulunmadıklarını, beyanla 10.000,00 TL ücret ve tazminatın ihtarın tebliğinden itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; talep edilen alacağın zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı yanın … Gazetesi’nde yazı yazdığı 4-5 yıl gibi uzun bir süre boyunca arada bir hizmet sözleşmesi olması durumunda ücret alması gerektiği halde ücret ödenmeksizin çalışmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davacının talep edilen ücret alacağının hizmet akdinden kaynaklı veyahut telif ücreti kapsamında olduğuna dair bir açıklamada bulunmadığını, ayrıca her iki durum da da söz konusu alacağın kalemlerinin mevcut olmadığını, bir kişinin hatır çalışması haricinde uzun yıllar boyunca ücreti ödenmediği halde çalışmaya devam etmesinin gönüllülük esasına dayalı çalışmalar dışında beklenemeyeceğini, davacı yanın ücret alacağına ilişkin iddialarını somutlaştırması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,iddia , savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının yazdığı köşe yazıları konusunda taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı (yazıp-yazmama konusunda), ihtilafın ücret alacağı, ücret karşılığı yazılıp yazılmadığı konusunda olduğu, davacının bir çok gazetede yazılar yazdığının söylendiği , bu durumda dosyada toplanan deliller kapsamında davacının kendi rızası ile yayınlanmak üzere yazılarını gazeteye gönderdiği, bir çok ünlü kişinin bir maddi karşılık beklemeden bu tür yazılar yazdıkları ve davacının da bu
şekilde maddi karşılık beklemeden yazdığının anlaşıldığı ve buna göre bir telif hakkı ücret alacağının bulunmadığı, davacının gönüllü olarak yazılarının ücretsiz yayınlanmasına rıza gösterdiği, eser sahibinin sözlü anlaşma ile bazı mali haklarının bir kişi tarafından kullanılmasına rıza gösterebileceği, verilen izinle gerçekleşen mali hak kullanımının hukuka uygun kullanım sonucunu doğuracağı ve yine 5846 sayılı Kanun’un 48 maddesi kapsamında eserle ilgili mali hakkın hiçbir ücret ödenmeden, bedel ve karşılık alınmaksızın da kullandırılabileceğinden davacının gazetede yayınlattığı yazılarından dolayı bir telif hakkı alacağının bulunmadığı, bir an için bir alacağın olduğu kabul edilse dahi sebepsiz zenginleşme kuralları gereği zaman aşımına uğradığı ve yine davacının telif alacağı beklentisi ile yazılarını yayınlattığı bir an için kabul edilse dahi davacının ücret ödemesinin yapılmamasına rağmen uzun bir süre yazmaya ve yayınlatmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, şayet böyle bir alacak vardı ise bile 1999 yılından beri ödenmeyen ve en son 2007’ye kadar yazdığı bertilen yazılardan dolayı uzun süre sonra telif alacağım var diye dava açmakta aynı zamanda M.K 2 maddesi gereğince iyi niyet kurallarına aykırı kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, telif alacağından kaynaklanmakta olup, taraflar arasında fiili olarak sözleşme ilişkisinin kurulması nedeni ile sebepsiz iktisaba ilişkin zamanaşımı süresinin somut olaya uygulanması ve bir kısım döneme ilişkin alacak bakımından da zamanaşımı süresi dolmamış olup mahkemenin zamanaşımı nedeniyle davanın reddi doğru değil ise de, yerinde olan diğer gerekçelere ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan Mülga 818 sayılı B.K.’nın 380/1. maddesine göre, halin icabından davacının telif alacağından feragat ettiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan davanın reddi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.