YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14536
KARAR NO : 2014/3217
KARAR TARİHİ : 21.02.2014
MAHKEMESİ : … 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2012 tarih ve 2011/131-2012/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1989 yılında kurulduğunu, ticaret unvanının esas unsuru olan “…” ibaresini 7,17 ve 31. sınıflar için 1990 yılında … nezdinde tescil ettirdiğini, 2011 yılı Haziran ayında… alan adını müvekkil adına almak istediklerinde bu alan adının davalı tarafından kullanıldığını öğrendiklerini, davalı şirketin 2002 yılında kurulduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının ve markasının esas unsuru olan “…” ibaresinin davalı tarafından ürünler üzerinde ve internet sitesi tanıtımında markasal olarak da kullandığını, davalı şirketin …’de oluşu nedeniyle tescili ve bu şekildeki markasal kullanımını müşteriler ve bayiiler tarafından şirketler arasında karışıklık yaşanınca gelen şikayetler üzerine 2011 yılı Haziran ayında öğrendiklerini, söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının müvekkilinde olduğunu ileri sürerek, davalının müvekkilinin markadan ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasını, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan Genta ibaresinin terkinini veya değiştirilmesini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların unvanlarında “…” ibaresi mevcut olup, davacı şirketin 1989 yılında, davalının ise 2002’de ticaret siciline kaydedildiği, davacının “…” ibaresinden oluşan 12/12/1990 başvuru tarihli 10,17,31 sınıflar için tescilli markası bulunduğu, davalının ticaret unvanını tescil tarihinden dava tarihine kadar 9 yılı aşkın süre geçmiş olup kötü niyetle tescil ettirildiğinin de kanıtlanmadığı, 9 yıllık süre nedeniyle hak düşümü söz konusu olduğundan ticaret unvanının iptaline ilişkin talebin reddi gerektiği, terkine kadar ticaret unvanın kullanımının haksız rekabet oluşturmadığı, marka haklarına tecavüz iddiasına gelince; davacı vekilinin sunduğu davalıya ait internet sitesinde “…” ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, davacının marka tescil kapsamında “sebze tohumları, hibrid ve standart sebze tohumları” mevcut olup bunlar da tarım ürünleri kapsamında benzer-aynı sınıflarda olduğundan gerek markanın aynı olması ve gerekse ürünlerin benzer oluşu nedeniyle markanın davalı tarafından bu şekilde
kullanımının marka haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle ticaret unvanın terkini ve ticari unvan ile ilgili haksız rekabet taleplerinin reddine, davalının … ibaresini markasal kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtım vasıtaları ve ticari evraktaki markasal kullanımın çıkartılmasına, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlık konusu ticaret ünvanına ilişkin olarak sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.