Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/16384 E. 2017/15653 K. 03.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16384
KARAR NO : 2017/15653
KARAR TARİHİ : 03.07.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinen davalılar tarafından …’da yapılan fabrika ve iş merkezi inşaatında Nisan 2009 tarihine kadar çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminaı, yıllık izin ücreti, ücret, genel tatil, fazla mesai ücreti ve sosyal yardım alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirketlerinin işçisi olmadığını belirterek davanın husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Islah yolu ile artırılan yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zaman aşımını kesmez, zaman aşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir. Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda, dosya kapsamındaki delillere göre davacının, davalılar bünyesinde 22.12.2003-30.06.2007 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmış ve hüküm altına alınan alacaklar buna göre hesaplanmıştır. Davacı taraf 09.06.2014 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talep konusu alacakların miktarını artırmıştır. Dava, kısmi alacak davası olarak açılmış ve davalılar vekili süresi içerisinde ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunmuştur. Bu durumda ıslahla artırılan yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı sebebi ile reddine karar karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.