YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20488
KARAR NO : 2014/34270
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı hakkında 2010 yılında kira kaybından dolayı 8.000.00.TL bdelli kısmi alacak davası açtığını ve mahkemenin de bilirkişi raporu alarak alacağın 26.080.00.TL olduğunu belirlediğini ancak talebi doğrultusunda 8.000.00.TL’ ya hükmettiğini ve verilen kararın kesinleştiğini, bakiye 18.080.00.TL yönünden davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğunu fakat davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen karar Dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Her ne kadar mahkemece, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir 2014/20488-34270
açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu davalı kesinleşen İzmir 1. Tüketici Mahkemesi’ nin 24.11.2011 tarih ve 2010/1167 Esas 2011/1211 Karar sayılı ilamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda kira alacağının toplam 26.080.00.TL olduğu belirtilerek talep üzere fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 8.000.00.TL’ ya hükmedildiğini ve bakiye 18.080.00.TL kira alacağının kaldığını bilebilecek durumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra – inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun HUMK.438/7. maddesi hükmü gereğidir. Kararın bu nedenle düzeltilerek onanması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 19.03.2014 tarih ve 2013/30506 Esas 2014/8068 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.03.2014 tarih ve 2013/30506 Esas 2014/8068 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. bendindeki “İcra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “Asıl alacak olan 18.080.00.TL’ nın %20′ ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine”, cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 05.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.