Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/6527 E. 2014/14232 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6527
KARAR NO : 2014/14232
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2013/170-2014/7 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına … nezdinde 06, 16 ve 21. sınıflarda tescilli “…” ibareli marka ile davalı adına 21. sınıfta tescilli “…” ibareli ve 03 ve 05. sınıflarda tescilli “…” ibareli markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek, davalı markalarının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu “…” markasının dava açıldıktan sonra 27/03/2012 tarihinde tescil edildiğini, davacı markası ile müvekkili markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin “P…” markasına yatırım yaparak sektörde bilinir hale getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlük istemine konu “…” ibareli markanın başvurusunun 17/12/2010 tarihinde yapıldığı, tescilinin ise 27/03/2012 tarihinde sicile kaydedildiği, davanın 13/01/2012 tarihinde açıldığı gözetilerek, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre incelenmesi gerektiğinden, anılan marka yönünden dava tarihi itibariyle kesinleşmiş bir marka belgesi bulunmadığından, bu marka yönünden davanın erken açıldığı, ayrıca, davacı markası ile karşılaştırıldığında iltibas ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından, bu nedenle dahi hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacı adına 06, 16 ve 21. sınıflarda tescilli “…” markası ile davalı adına 21. sınıfta tescilli “…” markası karşılaştırıldığında, gerek
görsel, gerek fonetik ve tüm terkibinin gözde bıraktığı izlenim açısından 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas yaratacak şekilde benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunmadığı, tescilli oldukları mal ve hizmetler arasındaki benzerliğin markanın hükümsüz kılınması için tek başına yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.