Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2015/18154 E. 2017/3230 K. 19.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18154
KARAR NO : 2017/3230
KARAR TARİHİ : 19.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.05.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, eski hale iade ve ot bedeli tazmini talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava meraya elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıların 650-655 nolu mera parsellerine ev yaptıklarını, etrafını çitle çevirerek kullanılamaz hale getirdiklerini, 3091 sayılı Yasa kapsamında haklarında idari soruşturma yapıldığını belirterek meranın haksız olarak işgal edilmesi nedeniyle öncelikle tecavüzün meni ile eski hale iadesine ayrıca ot bedeli ile eski hale iade masraflarının enkaz kaldırma bedelleri de belirlenerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve mera üzerindeki yapıların kaldırılması ile ot bedeli ve ankaz kaldırma bedelinin tahsili istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz ititrazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Kural olarak, meraların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı köy ve belediyelere aittir. Meradan yararlanma hakkı olan köy ve belediyeler yoksun kaldıkları yararlanma nedeniyle haksız elatmanın kaldırılmasını, hayvanlarının yararlanamaması sebebiyle ot bedelini, mülkiyet hakkı sahibi olan Hazine ise, haksız elatmanın giderilmesi ve bunun dışında 4342 sayılı Mera Kanununun 4/4 maddesine dayanarak meralarda meydana gelen tahribat sebebiyle eski hale getirme masraflarının tahsilini haksız eylem sahibinden isteyebilir. Başka bir ifade ile köy ve belediyelerin eski hale getirme masraflarını, Hazinenin de ot bedelinin tahsilini talep etmesine olanak yoktur.
İİK’nın 30. maddesi hükmü gereğince bir işin yapılmasına dair olan ilamın icra müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek icra müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf icra müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir.
Somut olayda; Mikail Babür hakkında dava açılmamış olmasına rağmen anılan kişi hakkında hüküm kurulması doğru değildir. Diğer yandan, ot bedelini meradan yararlanma hakkına sahip olan köy ve belediyelerin talep edebileceği gözetilmeksizin Hazine yararına ot bedeline hükmedilmiş olması ve İİK’nın 30. maddesi hükmü gözardı edilerek davalılardan ayrıca enkaz kaldırma bedeli tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davalılara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.