YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16600
KARAR NO : 2017/5837
KARAR TARİHİ : 04.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04/04/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 02/01/1991-01/03/2007 tarihleri arasında bilfiil ve kesintisiz çalıştığını, işyerindeki son görevinin personel şefliği olduğunu, iş akdinin davalı işverenlik tarafından 01/03/2007 tarihinde haksız ve ihbarsız olarak sona erdirildiğini, davacının davalı işyerinde 17.00-05.00 saatleri arasında kesintisiz olarak haftanın her günü çalıştığını, davacıya fazla mesai, hafta tatili ve milli bayram çalışmaları karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve yıllık izin ücretlerinin de ödenmediğini, davacının işten çıkarılmadan aldığı son ücretin net 2.500,00 TL olduğunu, davacıya 2007 yılı itibariyle 500,00-600,00 TL civarında ayni yemek ve konut yardımı yapıldığını, müvekkili 16 sene boyunca davalının işçisi olmasına rağmen sigortasının 3 sene olarak gösterilmesi nedeniyle mağduriyete uğradığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili Şirket nezdinde 26/08/1997-02/08/2000 tarihleri arasında çalıştığını, ekonomik kriz ve ödeme güçlüğü nedeniyle 02/08/2000 tarihinde işyerinin kapatıldığını, davalı müvekkilinin işyerinin devrini verdiği 01/04/2001 tarihinden sonra 06/04/2001 tarihinde davacıya talep edilen işçilik alacaklarını ödediğini, davacı tarafından yapılan sataşma, tehdit ve şantaj nedeniyle 01/04/2001 tarihinde iş akdinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, davalının işyerini 2001 yılında … …’a devrettiğini, davacının alacaklarının iş akdinin sona erdiği 2000 tarihindeki ücret üzerinden hesaplanarak banka vasıtasıyla çekle ödendiğini, davacının davalının yanında çalıştığı süreye ilişkin tüm ücretleri ödenmiş olmakla davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, talep edilen alacakların 10 yıllık ve 5 yıllık zamanaşımı ve 2 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, işyerinde ayni olarak konut tahsisi yapılmadığını, sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere davacının ikamet yeri ve konutunun “… Mah. 2. Sokak No:20/1 …l” olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; davacının davalıya ait işyeri nezdinde 26/08/1997 – 01/04/2001 tarihleri arasında toplam 3 yıl, 7 ay, 5 gün çalıştığı, bu dönemden sonraki çalışma iddialarını ispata yarar yazılı hiçbir delil sunulmadığı tanıklarının beyanlarının yazılı delilleri doğrular nitelikte olmadığı, işverenin de bu dönemden sonra işyeri kaydının olmadığı, 01/04/2001 tarihinde iş akdi feshedildikten sonra davanın 30/01/2014 tarihinde 10 yıldan fazla süre geçtikten sonra açıldığı, davalı tarafın yasal süresinde yaptığı zamanaşımı def-i ile dava konusu tüm alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre; davacı işçinin çalışma süresi taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı, davalı işyerinde 02.01.1991-01.03.2007 tarihleri arasında fiilen ve kesintisiz olarak çalıştığını iddia etmiş, davalı işveren ise davacının 26/08/1997-02/08/2000 tarihleri arasında çalıştığını, 02/08/2000 tarihinde işyerini kapatıp, 01/04/2001 tarihinde de başka birine devrettiğini savunmuştur.
Mahkeme kayıtlara itibarla davacının davalının işyerini devrettiği 01/04/2001 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını kabul ederek sonuca gitmiştir.
Davacı yargılama safhasında 2001 yılında yapılan işyeri devrinin muvazaalı olduğu, zira çalıştığı dönemde tek işvereninin davalı … olduğu, işyerinin discotek- bar işletmesi olduğu için izne bağlı olup, devamlı kolluk güçleri tarafından denetlendiği, fuhuş, gürültü ve kavga nedeniyle defalarca mühürlendiği, işyerinin defalarca mühürlenip işletme izninin iptal edildiği, bu nedenle 3. kişiye muvazaalı devredildiğini ileri sürerek bu konudaki kayıtların celbini istemiş, bilirkişi incelmesinden sonra sözkonusu muvazaanın ispatını teminen Emniyet, Belediye, Valilik ve Savcılığa yazı yazılarak işletme izninin kaç defa iptal edildiği, faaliyetten men edilip edilmediğinin sorulmasını talep etmiş ve bu hususta delil listesindeki iki tanığın da dinlenmesini talep etmiştir.
Davacı iddia ettiği muvazaalı işlemin tarafı olmadığından iddiasını her türlü delil ile ispatlayabilir.
Davacı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış ve 14 tanığının ismini bildirmiştir. Mahkeme ise 16.10.214 tarihli ara kararı ile tarafların en fazla ikişer tanığının dinlenmesi için işlem yapılmasına karar vermiş, bilahare davacının iddiasını ispat için iki tanığının dinlenmesi talebini de yeterli sayıda tanık dinlendiği için reddetmiştir.
Uyuşmazlığın kapsamı, niteliği ve dinlenilen tanıkların pozisyon ve beyanlarına göre; dinlenilen tanık sayısı davanın aydınlatılması için yeterli değildir.
Ayrıca, Mahkemenin tanıkları daha dinlemeden tanık sayısında sınırlamaya gitmesi de hukukî dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, muvazaa iddiasının ispatı için bir kısım kayıtların celbine ilişkin talebin değerlendirilip buna göre işlemlerin yapılması ve davacı tanıklarının dinlenmesi ile dosya içeriğine göre muvazaa iddiasının açıklığa kavuşturulmasıdır.
Eksik incelemeyle usule aykırı olarak yargılamanın sonuçlandırılması bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.