Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/814 E. 2014/7121 K. 10.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/814
KARAR NO : 2014/7121
KARAR TARİHİ : 10.04.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 gün ve 2010/415-2011/529 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.10.2013 gün ve 2012/1139-2013/18052 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ortağı olan müvekkilinin eşinin 14/04/2009 tarihinde intihar ettiğini, öncesinde oğlu …’nün Side Beldesi’nde 29 Mart 2009 seçimlerinde bağımsız aday olarak belediye başkanlığı seçimine katıldığını, müvekkilinin kardeşi olan davalı …’in ve diğer aile bireylerinin …’yü adaylıktan vazgeçirmek için baskılar yapmaya başladıklarını, bu çerçevede davalı şirketçe işletilen Defne Ana adlı otelde bulunan ve müvekkilinin kocası tarafından kurulmuş”…Turizm Ltd. Şti’ye ait dükkanı yıkıp oda haline getirdiklerini, müvekkilinin diğer oğlu “…’nın işten çıkarıldığını, müvekkilinin otele sokulmadığını, bundan dolayı bunalıma girip psikolojik tedavi görmeye başladığını, bu koşullar içinde müvekkiline, bir borcu olmadığı halde içinde bulunduğu durumdan faydalanılarak 22/05/2009 tarihinde ibraname başlıklı bir belge imzalatıldığını, bu belgede şirketin diğer ortaklarının da imzasının bulunduğunu, hata, hile, tehdit ve gabin şeklindeki hukuki durumların hepsinin bu olayda gerçekleştiğini, ibranameye göre ortakların şirkete toplam borçlarının 4.660.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, 22/05/2009 tarihli ibraname başlıklı belge nedeniyle müvekkilinin davalılara 790.750,00 TL borçlu olmadığının tespitini istemiş, 21/10/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 20/08/2010 tarihi itibariyle kar payı hesabından şirkette %11.5 oranında pay sahibi olan müvekkiline 1 milyon TL’nin üzerinde para düşmesi gerekirken, sadece 40.000 TL verildiğini, bu suretle davacının kar payı alacağından geçersiz ibranameye dayanılarak davaya konu 790.750,00 TL’nin mahsup edildiğini bildirerek, 790.750,00 TL’nin 30/08/2010 tarihinden itibaren %11 faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı şirket yönünden davanın kabulüne davalı … bakımından davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/1139 Esas, 2013/18052 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.