Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/4357 E. 2017/7371 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4357
KARAR NO : 2017/7371
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı-karşı davalı asıl davada ihbar tazminatı ile ücret, hafta tatili ücreti, bayram tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karşı davada ise ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 19.04.2008 tarihinden haksız olarak işten çıkarıldığı 29.11.2008 tarihine kadar 7 ay 10 gün süreyle genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, en son aylık net ücretinin 3.750,00 TL olduğunu, haksız fesih nedeniyle ödenmesi gereken ihbar tazminatının ve en son aylık ücretinin ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, ücret, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde 06.05.2008 tarihinde genel müdür yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, 29.11.2008 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, en son aylık brüt ücretinin net 3.027,16 TL olduğunu, işyerinde en üst düzey yönetici olduğunu, iş sözleşmesinin feshinden önce bildirimde bulunmadığını, bildirim süresine ilişkin tazminat ödemek zorunda olduğunu, son aya ait ücretinin ihbar tazminatına mahsup edildiğini savunarak davanın reddi ile ihbar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece gerekçeli kararın gerekçesinde dosyada mevcut 27.02.2013 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilmesine karşın, 25.08.2011 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre talep konusu alacaklar hüküm altına alınarak gerekçe-hüküm çelişkisi yaratılmıştır.
Hüküm özeti ile gerekçeli karar arasındaki çelişki yukarıda belirtilen YİBK. ve HMK’nun 298/2. maddesine aykırı olup, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı-karşı davacının esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 27.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.