Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/8978 E. 2017/5198 K. 28.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8978
KARAR NO : 2017/5198
KARAR TARİHİ : 28.03.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, yıllık ücretli izin, ücretlerin gününde ödenmemesinden kaynaklanan %5 fazlalığı, eksik ödenen ücret alacağı ile %5 fazlalığı alacaklarının birleşen davada ise İstanbul 3. İş Mahkemesi’nin 2011/341 E. sayılı kararıyla feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay’ca düzeltilerek onandığını iddia ederek kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı asıl davada, davalı şirketçe işletilen Show TV adlı işyerinde 01/04/1996-11/03/2011 tarihleri arasında kameraman olarak çalıştığını, iş akdinin haksız feshedildiğini, işe iade davası açtığını, davalının ücretinden ayrı olarak ödemek zorunda olduğu ikramiyeyi aylık ücretin miktarına dahil ettiğini, bu nedenle ücretinin her ay eksik ödendiğini, eksik ödenen ücretler ile günlük %5 fazlalıklarının ödenmesi gerektiğini, ayrıca davalı işverenlikçe 10.12.2010-19.12.2010 tarihleri arasında Kuzey Irak’ta özel bir çekim için görevlendirildiğini, bu görevde çalışanlara ekstra 2.500,00 TL. ücret ödenmesine karşın bu bedelin kendisine ödenmediği için eksik ödenen bu ücret alacağı ile günlük %5 fazlalıklarının da tahsilinin talep ettiğini, ayrıca ücretinin işe başladığı günden itibaren peşin ödenmeyip gecikmelerle ödendiği için gecikmeler nedeniyle ödenmesi gereken %5 fazlalığının da tahsilini talep ettiğini, son aylık ücretinin 2.500,00 TL. olduğu, izinlerinin kullandırılmadığı gibi karşılığının da ödenmediğini savunarak; yıllık ücretli izin, ücretlerin gününde ödenmemesinden kaynaklanan %5 fazlalığı, eksik ödenen ücret alacağı ile %5 fazlalığı alacaklarının tahsili istemiş;
Birleşen davada ise İstanbul 3. İş Mahkemesi’nin 2011/341 E. sayılı kararıyla feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay’ca düzeltilerek onandığını iddia ederek kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Asıl ve birleşen davada davalı, davacının çalışmalarının başlangıç tarihinin 01/07/2002 olduğunu, bu tarihten önceki çalışmalarına ilişkin alacaklarını aldığından dolayı ilgili şirketleri ibra ettiğini, her ay aldığı ücretin sözleşmeye uygun olarak eksiksiz ödendiğini, ücret bordrolarını imzalayarak aldığını, ücretlerin geç ödendiği iddiasının yerinde olmadığını, derdest olan İstanbul 3.İş Mahkemesinin 2011/341 Esas sayılı dosyanın sonuçlanmasıyla feshin haklı olup olmadığı meselesinin açıklığa kavuşacağını, iddialarının asılsız olduğunu, herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davaların reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; davacının 01/07/2002-11/03/2011 tarihleri arasında Basın İş Kanunu kapsamında kameraman olarak çalıştığı, davalı işyerinde 8 yıl 8 ay 10 gün hizmeti bulunan davacının tazminat hakkından vazgeçecek şekilde davranmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, işçi lehine yorum ilkesi de dikkate alınarak mevcut belgeler ve tanık beyanlarından tazminatlara hak kazanacak şekilde işverenlik tarafından iş akdine son verildiği, yıllık izin ücretinin ödendiğine dair itirazı üzerine ilgili banka kayıtları celbedilerek hukukçu hesap bilirkişisinden 09/10/2014 tarihinde tarama bürosunda işlem yapılarak (her ne kadar kısa kararda 30/09/2013 tarihli rapor olarak belirtilmiş ise de ; bilirkişinin raporun sonuna zuhulen bu tarihin yazıldığı, raporun başlangıcında 02/09/2014 tarihli ara kararı gereğince tanzim edildiğinin belirtildiği görülmüştür.) dosyaya sunulan ek rapor alındığı, ek raporun birinci seçeneğinde yapılan tespit ve hesaplama içeriği itibarıyla dosyadaki belgelere usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle kısmen kabul kararı verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı dava dilekçesinde, davalının ücretinden ayrı olarak ödemek zorunda olduğu ikramiyeyi aylık ücret miktarına dahil ederek ücretinin her ay eksik ödendiğini, bu nedenle eksik ödenen ücretler ile günlük %5 fazlalıklarının, ayrıca davalı işverenlikçe 10.12.2010-19.12.2010 tarihleri arasında Kuzey Irak’ta özel bir çekim için görevlendirildiğini, bu görevde çalışanlara ekstra 2.500,00 TL. ücret ödenmesine karşın bu bedelin kendisine ödenmediği için eksik ödenen bu ücret alacağı ile günlük %5 fazlalıklarının, yine ücretinin işe başladığı günden itibaren peşin ödenmeyip gecikmelerle ödendiği için bu gecikmeler nedeniyle ödenmesi gereken %5 fazlalığının da ödenmesi gerektiğini iddia ederek 5.000,00 TL. ücretlerin gününde ödenmemesinden kaynaklanan %5 fazlalığı ile 50.000,00 TL. eksik ücret ödemesinden kaynaklana %5 fazlalığının tahsilini talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ödeme belgelerinin incelenmesi ile davacının iddiası gibi ücretinin eksik ödendiği kalan bakiye ücretin ikramiye adı altında ödendiğini tespit ederek buna bağlı fark ücreti ve %5 fazlalık alacaklarının hesaplandığı, Mahkemece bu alacakların hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının çalışma süresince ücretinin geç ödenmesinden kaynaklı %5 fazlalık alacağı ile Kuzey Irak’taki görevlendirme süresince eksik ücret ödenmesinden kaynaklı eksik ücret ve %5 fazlası alacaklarına ilişkin talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Taleplerin tamamı hakkında karar verilmemesi HMK.nun 297/2. maddesine aykırıdır.
3-Mahkemece karar gerekçesinde 02.09.2014 tarihli ara kararı gereğince tanzim edilen ek raporun 1 inci seçeneğine itibarla hüküm verildiğinin açıklanmasına karşın hüküm fıkrasında ücret fark alacağının bu raporda belirlenen 26.878,88 TL.’lik miktardan farklı olarak 26.09.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 27.268,88 TL.’lik miktara göre kurulması çelişkili olup, gerekçe ve hüküm arasındaki bu çelişki HMK.nun 298/2. maddesinde aykırıdır.
4-Davalı işyerinde kameraman olarak çalışan davacı, Basın İş Kanuna tabi olup, davacının yıllık ücretli izin alacağının hesabı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
5953 sayılı Basın İş Kanunu’nun 29. maddesine göre “Gazeteciye bu Kanunun 21 inci maddesinde yazılı yıllık izni vermeyen veya izni vermiş olup da izin müddetine ait ücreti ödemeyen işverene, yıllık izin vermediği veya izin süresine ait ücretleri ödemediği kimsenin izin müddetine tekabül eden ücretler yekununun üç katı kadar idarî para cezası verilir; ayrıca gazeteciye ödenmesi gereken ücret toplamı, iki kat olarak ödenir. Kanunun 21. maddesinde meslekteki kıdemine göre kullanacağı izin süresi belirtilirken son fıkrasında “izin hakkından feragat edilemeyeceği” açıkça vurgulanmıştır. 29. maddeden gazeteci çalışırken uygulanması gereken bir yaptırım düzenlediği, çalışırken izin vermeyen veya izin verildiği halde izin ücreti ödenmeyen işveren hakkında uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Dairemizin kararlılık kazanan dönem ücreti üzerinden ödenmesi gereken izin ücreti, bu kullandırılmayan veya kullandırılmasına rağmen ücreti ödenmeyen ücrettir. Ancak bunun için gazetecinin çalışırken talep etmesine rağmen izin kullandırılmadığını veya izin verilmediğini iddia etmesi gerekir. Çalışırken bu yönde talebi olmayan gazetecinin, fesih nedeni ile son ücret üzerinden hesaplanacak izin ücreti, 21. maddedeki sürelerle sınırlıdır. Başka bir anlatımla fesih nedeni ile son ücret üzerinden hesaplanacak izin ücreti 29. madde gereği 2 kat hesaplanamaz.
Dosya içeriğine göre davacının çalışırken yıllık izin talebinde bulunmasına rağmen izin kullandırılmadığını veya izin verilmesine rağmen ücretinin ödenmediğini iddia etmiş değildir. Bu nedenle 21. maddeye göre kullanılmayan izinlerin, 29. madde uyarınca iki katı alınarak, Dairemiz uygulamasına aykırı olarak son ücret üzerinden hesaplanması hatalıdır. Davacı iş sözleşmesinin feshinden sonra kullandırılmayan yıllık ücretli izinlerin karşılığı ücret alacağını talep ettiğine göre, 21. madde uyarınca kullandırılmayan toplam izin süresi, 29. madde uygulanmadan son ücret üzerinden hesaplanmalıdır.
Mahkemece hatalı hesap tarzına itibarla yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınması da isabetsizdir.
5-Dosya içeriğindeki banka kayıtlarından ödendiği anlaşılan 2011/Mart ayı ücretinin hesaplanan ücret alacağında mahsup edilip, edilmediği hesap raporundan anlaşılmamaktadır. Bu yönüyle hesap raporu denetime elverişli değildir. Bu konunun açıklığa kavuşturulması için denetime elverişli rapor alınmalıdır.
6-Hükmedilen alacakların brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesinin 6100 sayılı HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde mahal verebileceğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.