YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4513
KARAR NO : 2017/7789
KARAR TARİHİ : 15.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Dava konusu sayacın eksik tüketim nedeniyle 16.11.2011 tarihinde ilgili kurumca söküldüğü ve daha sonra sayacın yapılan muayenesi neticesinde, sayacın T.C. mühürleri ile oynama olduğu, sökme takma yaparak müdahale edildiği ve sayacın %93.8 oranında eksik tüketim kaydettiğine ilişkin 19.02.2013 tarihli sayaç ayar raporu düzenlendiği ve rapora istinaden de sanık hakkında kaçak tespit tutanağı tanzim edildiği, sanığın tüm aşamalarda alınan savunmasında söz konusu evi 2013 yıllarında tanık …’ten satın aldığını ve doğru kuruma giderek dosyaya sunmuş olduğu 17.06.2013 tarihli abonelik sözlşmesini yapptırdığını, sayaca müdahale etmedğini beyan ettiği, tanık …’in de evi 2012 yılında sanığa sattığnıı beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle suç tarihinin 16.11.2011 olduğu, ve bu tarihte sanığın evi henüz satın almamış olduğunun tespiti ile, suçun sanık tarafından işlenmediğinin anlaşılması karşısında; beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Suç tarihinin 16.11.2011 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması,
3-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, anılan Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince; “sanığa bilirkişi tarafından belirlenen vergisiz ve cezasız tüketim bedeline %18 KDV bedeli eklenerek hesaplanan 130,661 TL katılan kurum zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğunun gözetilmemesi yasal süre geçirilip yazılı şekilde karar verilmesi,
4-28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemenin dikkate alınmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.