YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9181
KARAR NO : 2017/6784
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü, saat 21:21 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içinde seyir halinde iken, dört yönlü ışık kontrolsüz kavşağa geldiğinde, sol taraftan kavşağa giren emniyet aracı ile çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, olaydan 41 dakika sonra, saat 22:02’de alkolmetre ile yapılan ölçümde, sanığın 0.54 promil alkollü olduğunun belirlendiği, kaza tespit tutanağında sanığın “kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak” ve “alkollü araç kullanmak” kural ihlallerinde bulunduğunun belirtildiği, sanığın da aşamalardaki savunmalarında, olaydan önce üç adet bira içtiğini beyan ettiği anlaşılmakla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/7. maddesinde yer alan, “hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanığın mahkumiyetine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin edilen 25 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesinin dayanak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan “TCK’nın 50/1-a” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine, “TCK’nın 50/3. maddesi delaletiyle 50/1-a” ibaresinin eklenmesi; beşinci paragrafında yer alan “4 eşit taksitte tahsiline” ibaresinden sonraki bölümün, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.