Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6293 E. 2017/16177 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6293
KARAR NO : 2017/16177
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacı 02/09/2013 tarihinde işyerine gelince kendisine içeriğini bilmediği bir belge imzalatılmak istendiğini, içeriğini öğrenmek istediğinde firma koordinatörü ve firma yetkilisi tarafından tehdit edildiğini, işbaşı yaptırılmadığını ve koordinatörün sorumluluğunda olan sayım açıklarının kendisinden tahsil edileceği, içeriği belirsiz belgeyi imzalamaz ise başının belaya gireceği denerek işyerinden uzaklaştırıldığını, bunun üzerine davacının iş aktini 24249 yevmiye sayılı ihtarla haklı feshettiğini, davacıya mobbing uygulandığını ve istifasının temin edilmeye çalışıldığını, davacının kendine yönelik tehdit eylemi nedeni ile Nilüfer Polis Merkezi’ne giderek suç duyurusu yaptığı, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve prim alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının mağaza sorumlusu olduğu mağazada bazı ürünlerin yok olduğunu, istenen savunması üzerine verdiği savunmanın aslında bir nevi savunma vermemek olduğunu, toplam 6000 TL civarı bir açık verdiğini, savunma istemek davalının hakkı olmasına rağmen davacının imzasız şekilde açık hakkında tespite itiraz eder mahiyette beyanda bulunduğunu, aydınlatıcı bilgi vermediğini, kasa açığını kapatmaya söz verdiğini ama kapamadığını, son olarak 22/08/2013 tarihinde banka hesaplarındaki nakit tahsilat hesaplarının 1 gün sonraki kontrolde kayıtlara geçen 2.930,00 TL’nın bankaya aynı gün yatması gerekirken yatırılmadığının tespit edildiğini, tespiti yapan personelden birinin davacıyı uyarması üzerine davacının 1 gün sonra parayı davalının hesabına yatırdığını, yani davacının bu parayı kullanmak istediğini ama davalı tarafından farkedilince parayı yerine koymak zorunda kaldığını, davacının savunma vermediğini, kasa açığı 205,00 TL tespit edildiğini, …/08/2013 tarihinde davalının bilgisi dışında mağazadan kontör yüklediğini ve parasını ödemeyerek ortadan kaybolduğunu, davalı yetkilisi arayınca raporlu olduğunu gelmeyeceğini belirttiğini, 30/08/2013 tarihinde geldiğinde usulsüzlükleri nedeni ile artık çalışmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davalı tarafından haklı nedenle iş aktinin feshedildiği, davalıya olan borçlarını ödemesi belirtilince davacının karakola gittiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, bilirkişi Av. … …. tarafından düzenlenen 04/08/2014 ve 12/11/2014 tarihli gerekçe ve ulaşılan sonuç bakımından itibar olunan bilirkişi raporu ve ek raporunda; “davacının çalıştığı süreye göre 3.028,79 TL kıdem tazminatı, 2.220,54 TL ihbar tazminatı, 14.638,58 TL fazla … ücreti, 1.196,75 TL ücret alacağı ve 670,18 TL yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunun” hesaplandığı, davacının 23/09/2011 – 30/08/2013 tarihleri arasında davalıya ait şirkette brüt 1.436,10 TL ücret karşılığı çalıştığı, iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiği taraflar arasında uyuşmazlık dışı olduğu, iş akdinin tazminata hak kazanamayacak şekilde sona erdiğinin ispatı davalı işveren üzerinde olduğu, davalı tarafın şikayeti üzerine davacı hakkında açılan … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/51 Esas sayılı dosyasından davacı hakkında beraat kararı verildiği, davalının iddialarını ispatlayamadığı kanısına varıldığı, tanık beyanları nazara alındığında; davacının haftanın 4 günü 08.30-20.00 saatleri arasında günde 1,5 saat ara dinlenmeyle fiilen 10 saat, haftanın 2 günü 08.30-21.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile fiilen 11 saat çalıştığı, haftalık 45 saati aşan çalışmalarının olduğu, davacının … süresine göre 1 yıllık izne hak kazandığı belirlenmiş, davacının yıllık iznini kullandığına veya ücretinin ödendiğine dair dosyaya davalı tarafça herhangi bir belge sunulmadığı, ayrıca ücret alacağının da ödendiğinin yazılı belgelerle ispat edilmesi gerekmekte olup, dosyada anılan mahiyette bir belge de bulunmadığı, hayatın olağan akışı, işçi alacaklarının uzun bir süre için hesaplanması, miktarı dikkate alınarak bilirkişi tarafından tespit olunan alacak miktarlarında takdiren fazla mesai için %25 hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı gerekçesi ile prim haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücreti bakımından, ilk bilirkişi raporundan sonra hesaplama hatasından bahisle yeniden hesaplama yapan 2. bilirkişi raporu alınmış ve farklı miktarda fazla mesai ücreti alacağına ulaşılmıştır. Kısmi davada hangi bilirkişi raporunun kabul edildiği, neticeden davacının ne miktarda fazla mesai talep hakkı olduğu Mahkeme kararında belli değildir.
Her kısmi dava aynı zamanda bir tespit hükmü içermelidir. Davacının toplam alacak miktarının ne olduğu rakamsal olarak açıkça belirtilerek tespit edildikten sonra talep edilen kısma hükmedilmelidir. Fazla mesai ücreti bakımından hangi bilirkişi raporuna itibar edilerek ne miktarda toplam alacak kabul edildiğinin belirtilmemesi hatalıdır.
Hangi bilirkişi raporunun kabul edildiğinin fazla mesai ücreti bakımından belirtilmemesi, raporun denetlenmesine engel olduğu için de isabetsizdir.
3-Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti bakımından, bu alacaklara ilişkin dosyada sadece 1 adet bilirkişi hesaplaması bulunmakta ise de her kısmi davada aynı zamanda tespit hükmünüde içermesi gerektiğinden, Mahkeme tarafından bu talepler için kabul edilen netice miktarların ayrı ayrı gerekçeli kararda belirtilmemesi de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.