YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6348
KARAR NO : 2017/16052
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı otelde ilk iki yılı kasaphane şefi olarak son yıl ise aşçıbaşı yardımcısı olarak aylık 2.200,00 TL net maaş ile çalıştığını, 08/07/2011 yılında işe başladığını, 30 Ekim 2013 tarihinde ise iş akdinin feshedildiğini, belirttiği tarihler arasında 2012 yılının Mart ayı ile 2013 yılının Ocak-Şubat-Mart aylarının haricinde haftanın 6 günü sabah 07:30 dan akşam 21:30’a kadar çalışmış ancak kendisine fazla mesai olarak bir ödeme yapılmadığını, 2013 yılının ocak şubat mart aylarında maaşları eksik olarak ödendiğini, Ocak ayında 500,00 TL Şubat ayında 529,00 TL, Mart ayında 1.630,00 TL maaş yattığını, 30/10/2013 tarihinde işten çıkışının yapıldığı gün kendisine kıdem tazminatı, kısmi ihbar tazminatı ödenerek ibraname imzalatıldığını ve karşılığında Denizbank 31/01/2014 keşide tarihli 2.500,00 TL bedelli, 28/02/2014 tarihli 2.500,00 TL bedelli çek verildiğini, 6098 sayılı Yasanın 420. maddesinde yer alan düzenleme gereğince, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması gerektiğini, bu unsurları taşımayan ibra sözleşmelerinin veya ibranamenin kesin olarak hükümsüz olduğunu, her ne kadar müvekkili tarafından ibraname imzalamış olsa da kısmi ihbar tazminatı alacağı ve fazla mesai alacağı olduğunu, müvekkiline kıdem tazminatının tam olarak ödendiğini ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, maaş alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davayı kabul etmemekle birlikte öncelikle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, … süreleri, işe giriş çıkış tarihleri, maaş vs. hususlarda taraflarınca sunulu bulunan resmi belgeler, bordrolar, … kayıtları harici hiçbir iddia ve beyanın kabul edilmediğini, davacının iş akdinin müvekkili şirketçe bildirimli olarak feshedildiğini, gerekli ihbar öneli sağlanarak kendisine günlük 2 saat olmak üzere iş arama izni tanındığını, davacıya yapılmış bulunan 19/09/2013 tarihli fesih bildirim tebligatı ile de bu durumun sabit olduğunu, davacı yanca da imza edilerek tebellüğ edildiğini, davacı tarafa gerekli ihbar öneli yapıldığını, ihbar tazminatı talebinin haksız olduğunu, davacının hiçbir fazla … alacağının bulunmadığını, davalı şirkette üçlü vardiya sistemi olduğunu, maaşlarının da banka kanalıyla ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı dava dilekçesi ile ücret farkı ve ödenmeyen ücret alacağını talep etmiş, davalı işveren bankaya ödeme yapıldığını savunmuştur.
Dosyada mevcut işveren tarafından sunulan fesih tarihi dikkate alınarak hazırlanan “Ekim 2013 Hesap Pusulası” başlıklı belgenin sonunda davacıya kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi ve ücret alacağı karşılığı toplam net 12.738,83 TL ödeneceği belirtilmiştir.
Banka kayıtlarına göre davacı adına yatırılan para ile verilen 5.000,00 TL’ lik çek toplamı 9.363,42 TL olup ödenen bu miktar ödenmesi gereken rakamdan düşüldüğünde kalan miktar 3.375,41 TL’dir.
Ayrıca davacının diğer aylardaki noksan ödemeler nedeniyle alması gereken bakiye ücret alacağı hesabı bilirkişi raporuna göre 3.198,34 TL olup, fesih tarihinde eksik ödenen 3.375,41 TL ile bilirkişi raporunda belirtilen eksik ödenen ücret alacağı olan 3.198,34 TL toplandığında, davacının alması gereken ücret alacağı toplamının net 6.573,75 TL olduğu anlaşılmakta olup, bu rakamın hüküm altına alınması gerekirken, çıkışta hesaplanan ile ödenen farkı olan 3.375,41 TL’nin ödendiği yanılgısıyla mahsup edilerek sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.