YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23934
KARAR NO : 2017/15997
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, prim alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davacı avukatının duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17/10/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat … … … ile karşı taraf adına Avukat … …. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 02.01.2008-08.02.2010 tarihleri arasında davalı şirketin … 5M Migrosta bulunan … şubesinde kasiyer-satış danışmanı olarak çalıştığını, iş akdini haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin 02.08.2008 tarihinde bir aylık belirli süreli part time olarak işe başladığını, 13.04.2009 tarihinden itibaren de belirsiz süreli full time olarak çalıştığını, en son aldığı aylık ücretinin 2.166,74 TL olduğunu, 1 Ocak 2009 tarihi itibariyle 2009 yılı Ağustos yılı için brüt maaş artışının % 8,5 olarak belirlendiğini, kazançtan çalışana performansına göre prim verildiğini, giysi olarak mağazada yaptığı alışverişlerinde de buna her ay çalıştığı saatle orantılı olarak 200 TL civarında yiyecek yardımı yapıldığını, giysi olarak mağazada yaptığı alışverişlerde % 15 indirim hakkı verildiğini, fazla mesai yaptığını, yaz ve kış aylarında da fazla mesai yaptığını, haftada bir gün izin kullandığını, prim alacaklarının olduğunu, müvekkilinin iş yerinde çalıştığı sırada davalı işveren tarafından psikolojik tacize uğradığını, bu nedenle müvekkilinin 08.02.2010 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek; kıdem, ihbar ve manevi tazminatlar ile fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ücretleri ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdini kendisinin feshettiği 08.02.2010 tarihine kadar çalıştığını, en son brüt 1.590,00 TL maaş aldığını, müvekkili mağazada kasiyer-satış danışmanı olarak çalıştığını, müvekkili şirket tarafından belirlenen ve aylık miktarda ödenmesi kararlaştırılan prim tutarlarının ve fazla … ücretinin davacıya ödendiğini, davacının çalıştığı dönemlerde fazla mesai ücretlerinin ödendiğini, davacının ihtirazi kayıt sunmadan bordrolarını imzaladığını, davacının iş akdini kendisinin feshettiğinden dolayı ihbar tazminatına hak kazanmadığını, prim konusunda belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, personel sözleşmesinde primlerin işverenin takdirinde olduğunu, ücret zammının işverenin yönetim hakkından kaynaklanan takdir yetkisi dahilinde olduğunu, davalı işverenin zam yapma konusunda herhangi bir yasal zorunluluğunun bulunmadığını, davacıya psikolojik taciz uygulandığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Davanın kısmen kabulüne dair yerel mahkeme kararı taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 25.06.2014 tarih, 2012/22847 Esas ve 2014/21668 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davacının kıdem tazminatı, fazla … , hafta tatili ve genel tatil alacakları taleplerine ilişkin olarak yeteri inceleme yapılmadığı, söz konusu hak ve alacaklar bakımından taraf tanık beyanlarının tereddüde mahal vermeyecek şekilde tekrar alındıktan sonra, dosyada mevcut puantaj cetvelleri, vardiya raporları ve bordrolar ile birlikte değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yerel mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının fesih tarihi itibari ile ödenmemiş muaccel işçilik alacakları bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı ihtilaflıdır.
Mahkemenin ilk kararı taraf vekillerinin temyizi üzerine karar Dairemizin, 25.06.2014 tarih ve 2012/22847 E. 2014/21668 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında, davacı vekili bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunu esas alarak kıdem tazminatı talebini ıslah suretiyle artırmış, mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra yaptığı ıslaha değer verilerek kıdem tazminatı brüt 4.510,45 TL olarak hüküm altına alınmıştır.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı” kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunu esas alarak, kıdem tazminatı miktarlarını ıslah ederek artırmasına değer verilerek, ıslah talebi doğrultusunda karar verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.