Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/10303 E. 2019/9708 K. 25.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10303
KARAR NO : 2019/9708
KARAR TARİHİ : 25.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 30/05/2008-02/08/2011 tarihleri arasında özürlü kadrosu ile asgari ücretle işçi olarak çalışmaya başladığını, davacının iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini alacak ve tazminatlarının ödenmediğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram – genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmi dava olarak açıldığı ve görüldüğü, davacının davalı işyerinde 30.05.2008-02.08.2011 tarihleri arasında, asgari ücretle, belirsiz ve tam süreli iş akdiyle çalıştığı, toplam kıdeminin 3 yıl 2 ay 3 gün olduğu, davacının haksız ve önelsiz işveren feshine dayandığı, ispat yükü kendisinde olan davalı işveren tarafın davacının işini savsakladığı, davacının kardeşinin işyerine gelerek mağaza müdürüne hakaret ettiğini, davacının kendisine yapılan yazılı uyarı evraklarını yırttığını bu sebeple yapılan feshin haklı olduğunu savunduğu, davalı tarafın haklı feshe dair iddialarını tanık beyanları, özlük dosyası, … 1. İş Mahkemesinin işe iade dosyası içeriği ve … 1. Sulh Ceza Mahkemesi dosyası içeriği ile ispatladığı, haklı işveren feshinin sonucu olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceği, fesihte kullandırıldığı yada ücretinin ödendiği imzalı izin defterleriyle ispatlanamayan yıllık izin ücretine hak kazandığı, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatillerde çalışma olgularını tanık beyanlarıyla ispatladığı bu ücret kalemlerinde ispatın kaydi olmaması sebebiyle çalışılmadığı varsayılan günler için %30 hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun olacağı, mahkememizce itibar edilen denetime elverişli bilirkişi raporuyla davacının alacak ve tazminatlarının ortaya konduğu fazlaya ilişkin talebin subut bulmadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı veihbar tazminatı taleplerinin reddine, sair taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin Mahkeme tarafından reddi bakımından;
Davacının işe iade davasında, davacının iş aktinin davalı tarafından “en azından” geçerli nedenle fesih olduğu belirtildiğinden, ve davacı temyizi üzerine onandığından, eldeki işçilik alacağı dosyasında davalının feshinin haklı olup olmadığı tartışılmalıdır.
Davacının iş aktinin feshine dayanak olan işyeri Disiplin Kurulu kararında, davacının mağaza müdürü …ya bağırması, sonrasında davacının kardeşinin mağazaya gelerek mağaza müdürünü tehdit etmesi belirtilmiştir. Bilahare yazılan davalının fesih yazısında belirtilen “görev ve sorumluluklarının hatırlatılmasına halinde görevini yerine getirmeyip amirine bağırması, hakaret, küfür etmesi, Disiplin Kurulu Kararı, İş Kanunu’nun 25/II-d-h maddeleri” fesih nedenleri olarak belirtilmiştir.
İş aktinin feshine dair Disiplin Kurulu kararında yer almayan nedenlerin bilahare yazılan fesih yazısında yer alması hukuken geçerli değildir, zira; fesih nedeni değiştirilemez.
Dosya kapsamında davalı tarafından tutulan tutanaklar mevcut olup, bu tutanaklarda, davacının, hakındaki tutanağı karşısındaki kişinin elinden alarak yırttığı, mağaza müdürüne saygısız, kaba davrandığı, mağaza personelini kışkırtacak hareketler, olumsuz diyaloglar, bağırıp çağırmak gibi eylemlerde bulunduğu, mağaza müdürüne “beni bitirdiniz” diyerek bağırmak, hakaret, temizlik görevini yerine getirmemesi gibi hususlar yer almaktadır.
Sağlık kurulu raporu ile davacının “sürekli debilite, hafif bedeni işlerde çalışır, ağır bedeni işlerde çalışamaz” şeklinde özürlülük durumu açıklanmıştır.
Davacı tanılarından …nin işe iade dosyasındaki ifadesinden:mağaza müdürünün davacıyı müşterilerin, herkesin önünde aşağıladığı, rencide ettiği, “geri zekalı, aptal” gibi bağırdığı anlaşılmaktadır.
Davacı tanıklarından …nin işe iade davası dosyasındaki ifadesinden, mağaza müdürü olan ve Sulh Ceza Mahkemesi’nde davacının kardeşinin mağaza müdürünü tehdit suçundan yargılandığı dosyanın müştekisi olan … nın davacıya rencide edici şekilde davrandığını gördüğünü, kendisinin müşteri olarak davacının hizmetinden memnun olduğunu belirterek “niye böyle yapıyorsunuz çocuk işini düzgün yapıyor” dediğinde “bunlar bundan anlarbunlara bu şekilde davranmak gerekir” diye cevap verdiğini açıklamıştır.
Davacının kardeşi, mağaza müdürü …yı tehdit suçundan Sulh Ceza Mahkemesi’nde mahkum olmuş ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere davacının iş aktinin feshine dayanak olan işyeri Disiplin Kurulu kararında belirtilen davacının mağaza müdürü …ya bağırdığının ispatlandığı kabul edilse dahi ve sonrasında davacının kardeşinin mağazaya gelerek mağaza müdürünü tehdit suçundan Sulh Ceza Mahkemesi kararı ile mahkum edilmiş ise de zihinsel durumu doktor raporu ile belirlenmiş olan davacı kardeşinin eyleminden sorumlu değildir. Kaldı ki, davacının zihinsel bakımdan taşıdığı engeli davalı bilerek davacıyı işe almıştır. Davacının bu zihinsel durumuna rağmen mağaza müdürü tarafından yukarıda davacı tanıklarının beyanlarında ortaya konduğu üzere herkesin içinde aşağıladığı, rencide ederek küçük düşürdüğü, bu aşağılamasında kullandığı yöntemlerden birinin de davacının zihinsel engelini yüzüne vurmak olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, davalı işyeri tutanağında davacının mağaza müdürüne “beni bitirdiniz” şeklinde bağırdığı, buradan da davacının mağaza müdürünün baskı ve zorlaması altında kaldığı, ya verilen iş yükünü ya da mağaza müdürünün davranış şeklini kaldıramadığı anlaşılmaktadır.
Davacının zihinsel durumunu bilerek davalı tarafından çalıştırılmasına rağmen yukarda belirtilen şekilde aşağılanarak baskılanması davacının ve işyerinde çalışmayan kardeşinin, davalının işyeri yetkilisi tarafından haksız tahrik altında bırakıldığını göstermektedir. Bir diğer deyişle, davacının ve kardeşinin haklı fesih nedeni sayılabilecek eylemlerine davalı yetkilisinin haksız tahrikle büyük ölçüde neden olduğu anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerekirken reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/04/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.