YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3923
KARAR NO : 2019/2103
KARAR TARİHİ : 06.05.2019
Davacı … ile davalı … arasındaki davadan dolayı … 18. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 09.04.2015 gün ve 2013/299-2015/143 sayılı hükmü onayan 23. Hukuk Dairesi’nin 12.04.2018 gün ve 2015/4742-2018/2758 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce onanmış, davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.Davacı vekili müvekkiline ait … ilçesi, … Mahallesi 1451 ada 30 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak davalı yüklenici ile … 18. Noterliği’nin 24.04.2006 tarihli Düzenleme Şekilde Taşınmaz Mal Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre taşınmaz üzerine inşa edilecek binanın 1, 6, 9 ve 11 no’lu bağımsız bölümlerin müvekkiline özgüleneceğinin kararlaştırıldığını ve 6, 9 ve 11 no’lu bağımsız bölümlerin teslim edilmesine karşın (1) no’lu bağımsız bölümün 4 duvar olarak bırakıldığını, (1) no’lu bağımsız bölümün içerisini kendisinin yaparak kiraya verdiğini, ancak Maltepe Belediyesi tarafından mühürlenmesinin ve ardından idari ceza verilerek tebliği üzerine, buranın sığınak olarak izin alınmak suretiyle ve müvekkilinin yanıltılması sonucu hileyle ev olarak teslim edildiğinin anlaşıldığını, davalının edimini yerine getirmediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, cevap dilekçesinde (1) no’lu bağımsız bölümün sığınak olduğunu bilmediği ve kandırıldığı iddiasının gerçe dışı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ekinde bulunan projenin sözleşmenin eki olup, hazırladığı paylaşım tablosu ve belediyece verilen mimarı proje ile (1) ve (2) no’lu bölümlerin sığınak olduğunun görüldüğü, bu nedenle tüm dairelerin anahtar teslimi yapıldığında 1 ve 2 no’lu bu yerlerin 4 duvar olarak bırakıldığını, 2 no’lu yerin halen sığınak olarak kullanıldığı halde davacının payına düşen ve sığınak olarak kullanılması gereken (1) no’lu bölümün davacı tarafından müvekkilinden habersiz olarak iç inşaatının yapılara kiraya verildiğini, müvekkili hakkında da soruşturma açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının teslim etmesi gereken (1) no’lu bağımsız bölüm sebebiyle 30.000,00 TL alacağı olduğundan bahisle bu miktar üzerinden dava kabul edilmiş ve bu karar davalının temyizi üzerine Dairece onanmıştır.Taraflar arasında eser sözleşmesi niteliğinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacıya isabet edecek bağımsız bölümlerin miktarında toplanmaktadır. Sözleşmede paylaşımla ilgili bir düzenleme var ise de, paylaşım maddesinin dosya kapsamına ve fiili duruma uymamaktadır. Sözleşmenin 1, 2 ve 10. maddelerinde hüküm bulunmakta ise de, binanın zemin artı 3 katlı olduğu, ayrıca zemin altı bodrum katlarda da 2 daire, sığınak ve depo bulunduğuna göre, sözleşmedeki paylaşımın fiili duruma ve uygun olmadığı anlaşılmakta olup, davacının dilekçesinde inşa edilen binanın 1, 6, 9 ve 11 no’lu bağımsız bölümler olduğunu bildirmiş ise de, (1) no’lu bağımsız bölümün dava dışı …’na ait olduğu anlaşıldığına göre, davada istenen bağımsız bölümün değerinin bu bağımsız bölüm olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda arsa sahibi ile yüklenici arasında paylaşım oranlanması, yani davacıya isabet edecek daire adedinin belirlenmesinde yöredeki emsal sözleşmelerdeki paylaşımlara göre belirlenmesi zorunludur. Nitekim birinci bilirkişi raporunda davacı arsa sahibinin payı 1/3 olarak hesaplanmış, buna göre arsa sahibinin zararı olmadığı belirtilmiş ise de, ikinci bilirkişi raporunda paylaşım oranının gözetilmeden ve bu konuda değerlendirme yapılmadan 30.000,00 TL üzerinden hesap yapılmış, mahkemece de her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden son verilen rapor üzerinden kabul edilmesi hatalı olmuştur.Bu nedenlerle mahkemece yapılacak iş, önceki heyetlerden farklı olarak HMK’nın 266 ve devamı maddelerinde öngörülen şekilde yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle, yöredeki emsal sözleşmelerde paylaşım oranlarının değerlendirilerek davacıya isabet edecek daire sayısı belirlenip, her iki rapor arasındaki çelişki giderilmek suretiyle davacıya isabet edecek daire sayısı bulunup, davacının kararı temyiz etmediği gözetilip davalının usulî kazanılmış hakkı da nazara alınarak, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir.
Kararın bu gerekçeyle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeyle anlaşıldığından Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 12.04.2018 gün ve 2015/4742 Esas 2018/2758 Karar sayılı kararının kalıdırılarak mahkeme kararının bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 12.04.2018 gün ve 2015/4742 Esas, 2018/2758 Karar sayılı kararının kalıdırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği karar düzeltme ve temyiz peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 06.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.