Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2018/8070 E. 2019/4469 K. 03.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8070
KARAR NO : 2019/4469
KARAR TARİHİ : 03.04.2019

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK’nın 134/2, 62, 51/1-3-6-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Oluşa ve dosya kaspamına göre; sanığın bir dönem ilişki yaşadığı katılanın banyo yaptığı sırada, banyo kapısını hafif açarak katılanın banyo kapısına arkası dönük şekilde gizlice çıplak resmini çektiği ve daha sonra aralarında çıkan anlaşmazlık üzerine facebook üzerinde katılanın gelinine göndermesi şeklinde sübutu kabul edilen eylemlerinin TCK’nın 134/1-son cümle ve 134/2. maddelerinde düzenlenen ve bir birinden bağımsız suç olan görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ile görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını oluşturduğu ve sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken suç vasfında hataya düşülerek, kaydetme ve ifşa eylemlerinin tek bir suç oluşturduğu kabul edilerek sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 134/2. maddesi gereğince temel cezanın 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiği halde temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilerek saklı tutulmasına, 03.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.